Peygamber (s.a.v) Efendimizin Üç Kavi (Güçlü) Sünneti

Yorum yapın

bardaktaki gül

Azizim!

Şunlar, Hazreti Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimizin kavî (güçlü) sünnetlerindendir:

1- Misvak kullanmak,

2- Ramazan bayramında camiye gitmeden önce bir şeyler yiyip namaza öyle gitmek,

3- Kurban bayramı sabahı hiçbir şey yemeden camiye gitmek.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryasından Nasihatler – 2

Sıhhate Kavuşmuş Kalbin Hali / Abdülkadir Geylani (k.s)

Yorum yapın

bahçe kapısı

Kalp manevi-ahlaki sıhhate kavuştuğu zaman, tıpkı dalları, yaprakları, meyveleri bulunan ve insanlara faydalı olan bir ağaç haline gelir.

Kaynak: Fethu’r-Rabbâni, syf. 412 / Abdülkadir Geylani (k.s)

Allah (c.c) Cesede Kokmayı Musallat Etmeseydi Kimse Sevdiklerini Gömmezdi

Yorum yapın

yeşil deniz

Allahu Teâlâ Hazretleri bir hadis-i kudsîde şöyle buyurur:

“Kullarıma (birçok şeyle beraber) dört hasletle iyilikte bulundum;

1- Zahireye (buğday vs) güveyi (kurdu) musallat kıldım. Yoksa zenginler bunu altın gümüş saklar gibi saklarlardı.

2- Cesede kokmayı musallat ettim. Böyle olmazsa dost dostu ebediyyen gömmezdi.

3- Mahzun olmaya teselliyi musallat kıldım. Yoksa nesil kesilirdi.

4- Ecele hükmettim, emeli uzattım. Yoksa dünya harap olurdu. Mâişet sahibi mâişet işine önem vermezdi.”

Hadis Kaynak: Râmûzu’l-Ehâdis, s.505, hadis no: 5

Demek ki Allahu Teâlâ Hazretleri dâneye kurdu musallat etmeseydi zenginler bütün arpa, buğday ve benzeri hububatı toplar, fakirleri aç bırakırlardı. Sanki altın ve gümüş gibi onu saklı tutarlardı da, diğer halk perişan olurdu.

İnsan cesedine kokma olmasaydı hiçbir kimse ne evladını ne de dostunu toprağa vermez, bütün cesetler evde saklı kalırdı. Nitekim Hz. Danyal (a.s) Tarsus’ta Makam Camisi’nde medfun (defnedilmiş, gömülmüş) olup, İslam’dan önce halkın bir ihtiyacı olunca Hz. Danyal (a.s)’ın cesedini güneşe çıkarır ve orada iyice terleyinceye kadar dururlardı. İşleri görülünce gene kabre koyarlardı. Bu hal Hz. Ömer (r.a) Efendimiz devrine kadar devam etti.

Teselli üzüntüye musallat kılınmasaydı, her fert kendine has olan üzüntüsünden durmadan hem Rabbine isyan eder, hem aile efradını rahatsız eder, hem de nesil birden kesilirdi. Üzüntü sebebiyle ölümler daha da artardı.

Şayet ecel olmasaydı; hayat durmadan devam eder, hastalıklar çoğalır, perişanlık her tarafta baş gösterirdi. Kişide uzun emel olmasaydı durmadan düşünür ve kendini hiçe sayardı. Fakat uzun emel kişiyi meşgul ediyor. Şunu yapayım, bunu yapayım, şu kârda bulunayım, şu ev benim olsun, şu paranın malın mülkün sahibi bulunayım derken başka hususları düşünmeye meydan kalmıyor. Bu hal olmasaydı dünya harap olurdu..

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Medine’de / Grup Gönül

Yorum yapın

Allahümme Salli Alâ Muhammedin Ve Alâ Âli Muhammed..

Cehennem Halkının Çoğunun Kadın Olmasının Sebebi Nedir?

2 Yorum

kadınlar

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Cennete şöyle bir baktım: Cennet ehlinin çoğunluğunu fakirler ve yoksulların teşkil ettiğini gördüm.

Bir de cehenneme bir göz gezdirdim, cehennem ehlinin çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm.”

“Niye böyle ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v): “Küfürlerinden dolayı.” buyurunca:

“Ey Allah’ın Rasûlü, Allah’ı inkar mı ediyorlar?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz:

“Bunu kast etmedim, onlar kocalarına karşı nankör davranırlar, iyiliği inkar ederler. Bütün yıl onlara iyilik yapsan, bir kere de senden hoşlanmadığı bir şey görseler hemen: “”Senden hiç iyilik görmedim.” derler.” buyurdu.

Kaynak: Ölüm, Kıyamet Ve Diriliş, İmam Şa’ranî (r.a)

Kadınların İnternette Fotoğraflarını Paylaşmaları Caiz Değildir

Yorum yapın

ağlayan kadın

Es-selâmü aleyküm kardeşlerim,

Bugün kadınların internet kullanımı ile ilgili bilgilerimizi gözden geçirelim.. Hatalı olduğumuz yerler varsa tevbe istiğfar edelim. İnterneti hayra kullanırsak hayr, şerre kullanırsak şer olacağını hatırlayalım inşallah..

Kardeşlerim,

Kadınların internette fotoğraflarını  paylaşmaları konusu ile ilgili olarak uzun zaman önce sorduk, fetvamızı aldık. Bu bilgiyi zaman zaman  twitter sayfamızda sizlerle paylaştık. Kadınların internette fotoğraflarını paylaşmaları caiz değildir. Tesettürlü-tesettürsüz kadınların  sosyal ağlarda  yaygın olarak fotoğraflarını paylaşıyor olması bu durumu dinen meşrulaştırmaz. Müslüman kişi bir işi herkes yapıyor diye yapmaz. Önce durup düşünür, bu iş helal mi haram mı diye bir bakar, bilgisi yeterli gelmezse bilenlere sorar öğrenir. Sonra yapmayı düşündüğü işi yapar veya vazgeçer. İzlenmesi gereken yol budur. Günümüzde maalesef dini hassasiyetler kanıksama ve normal karşılama yoluyla büyük yara alıyor. Helal-haram sorgusu ya unutuluyor ya da göz ardı ediliyor. Bu fotoğraf işi öyle normalleşti ki, bunun tersini söylemek hayret yaratıyor. Maalesef gelinen nokta bu.

Biz öğrendiğimiz bilgiyi paylaşma ve hatırlatma vazifemizi yapmış olalım bundan ötesi herkesin kendi bileceği iştir. .Allah cc cümlemizin yardımcısı olsun, yanlışlarımızı doğruya çevirsin, bizleri sıratı müstakimden ayırmasın. Amin..

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Ana Babaya Davranma Adabı

Yorum yapın

aile

“Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, ana-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle.” (İsrâ Sûresi, ayet 23)

Çünkü ibadet tazimin en son haddidir. Sonsuz azamet ve nimet sahibi olandan başkasına bu tazim yapılamaz. Ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin olarak emreder. Zira onlar hayatınızın ve varlığınızın görünürdeki sebebidir. Hakiki müsebbib ise şüphesiz ki Allahu Teâlâ’dır.

Allahu Zülcelâl, seni en muhtaç durumda iken büyütüp besleyen, eğitip terbiye eden ve varlığına zahiren sebep olan ana-baba hakkını rubûbiyeti nezdinde vahdâniyyeti sübhâniyyesine yaklaştırarak önem verdiğini gösterdi. Onlarda gördüğün bir durumdan hoşlanmadığını veya yaptığın bir hizmetten bıkıp usandığını anlatmak için sakın “öf” bile deme. Onlarda gördüğün bir halden dolayı onlara bağırma, bir istekleri olduğunda da onları men etme. Onlara nezaketinin gerektirdiği şekilde ikramda bulun ve güzel söz söyle. Hz. İbrahim (a.s)’in babasına “babacığım” tarzında hitap etmesi gibi sen de onlara “anacığım” veya “babacığım” gibi hitap et. 

Ebeveynine karşı hürmetkâr olan bir insan, onlara isimleriyle hitap etmez. Çünkü bunda onlara karşı bir nevi saygısızlık ve nezaketsizlik vardır. Sesini onların sesinin üzerine yükseltmez. Onlara kızgın bakışlarla bakmaz. Onlarla mütevazi ve hafif bir sesle konuşur; şevkatle ve merhametle onların yüzlerine bakar.

“Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.” (İsrâ Sûresi, ayet 24)

Yani onlara karşı tevazu ve yumuşaklık göster. Kuş havadan ineceği zaman kanatlarını indirerek kırıp katlar. Uçacağı zaman da kaldırır. İşte kuşun yere ineceği zaman kanatlarını indirmesi tevazu için misal verilmiştir.

Denilmiştir ki, kişi ana-babasına merhamet, şevkat ve muhabbet nazarıyla bakmalı. Hizmetlerini kendi eliyle yapmalı, bu işi başkalarına bırakmamalı. Çünkü kişinin ana-babasına ve hocasına hizmet etmesi ayıp değil, bilakis şereftir. Babasından daha fazla fıkıh da bilse ona imamlık yapmamalı, önlerinde yürümemeli. Ancak yol açmak veya yoldaki engeli kaldırmak için önde yürüyebilir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -2

Older Entries

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 7.046 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: