cennet

Cennet ve cehennem birbirinin tamamen zıttıdırlar.Cehennem akla gelen ve gelemeyen saf azapların,sıkıntıların ve musibet-lerin yeri,cennet ise,akla gelebilen ve gelemeyen saf nimetle-rin,sevinçlerin ve mutlulukların yeridir.Cennette ölüm,ayrılık,hastalık,ihtiyarlık ve fakirlik yoktur.Ayrıca orada bunların yanında,gözlerin görmediği,kulakların hikaye ve efsanelerde bile işitmediği,hayallerimize sığmayan pek çok nimetler vardır.Herkesin cennetteki yeri ve derecesi ameline göredir.Allahu Teala(c.c),kullarını bu konuda yarışmaya davet etmiş ve bunu Kur’an-ı Kerim’de bildirmiştir.Cennetle ilgili olarak bildirilen bazı bilgiler şunlardır:

***Peygamberimiz(s.a.v)buyuruyor:“Cennet ehlinin yüzleri ay gibi beyaz ve aydınlıktır.Onlar cennette balgam çıkarmaz,sümük atmaz,tuvalete gitmezler.Kullandıkları eşya,altın ve gümüştendir.Terleri misktir.Aralarında çekişme,kavga ve buğz yoktur.Hepsinin kalbi tek bir kalp gibidir.

***Cennette en aşağı derecede olan kişinin bin hizmetçisi vardır.Daha yukarıda olanların seksen bin hizmetçisi vardır.

***Onlara yiyecek ve içecekler altın tepsiler ve kadehlerle sunulur.

***Kişi oturduğu yerde uçan bir kuşun etini arzu ederse,kuşun eti hemen kızartılmış bir halde,altın tabak içinde önüne konulur.

***Cennette  bir kişiye,yüz kişinin yeme içme ve erkeklik gücü verilir.Yiyip içtikleri misk gibi kokan ter halinde çıkar.

***En aşağı derecedeki cennet ehlinden her birine,yüz sene dolaşmakla bitmeyen bir mülk verilir.Bu mülk,baştan altın ve gümüşten yapılmış köşklerle,inciden örülmüş çadırlar,bal, süt ve tatlı su nehirlerinin aktığı bahçelerle donatılmıştır.Kendileri bu şeylerin en uzak olanını,en yakın olan gibi görüp seyrederler ve istedikleri zaman her yere anında ulaşırlar.

***Cennettekilerden biri bir lokma alıp ağzına koyar.Bu arada aklına:“Keşke şu yemekten olsaydı” diye gelir.O an içinde,ağzında bulunan lokma istediği yemeğe çevrilir.  

***Cennette kadınlarla erkekler aynı boyda olacaklardır.

***İster üst makamda olsunlar,ister alt makamda olsunlar,cennettekiler Adem aleyhisselamın boyunda olacaklardır.Adem aleyhisselamın boyu yetmiş zira idi.(zira eskiden kullanılan bir uzunluk ölçüsü birimidir.)

***Cennette gece gündüz vardır.Cennetin gecesi gündüzünden daha beyazdır.

***Cennetin bir günü 70 bölümdür.

TUBA AĞACI:  Peygamberimiz(s.a.v) Efendimiz buyuruyor ki:“Cennette bulunan herkesin bir ağacı vardır.Bu ağacın adına Tuba denir.Cennetteki kişi üstüne giysi giymek istediği zaman o ağacın yanına gider.Oraya gittikten sonra ağacın çiçekleri açılır.Bunların içinden elbise çıkar.Bu çiçekler esas olarak altı renk olup,bunların her biri de yetmiş renge sahiptir.Bu renklerden meydana gelen elbiselerin hiçbiri ne renk ne de şekil olarak birbirine benzemezler.O kimse bunlardan hangisini isterse onu alır.

***Cennete giren kişinin yanında dünyada iken iyiliklerini ve kötülüklerini yazan “Kiramen Katibin”melekleri de olacaktır.

***Cennetin yüksek derecelerinde bulunan kimseler,aşağı dere-cede olan kişinin ziyaretine gelirler.Fakat aşağı derecedeki onların ziyaretine gidemez.

CENNETTE DÜNYA ARKADAŞINI GÖRMEK:Cennette bulunan bir kimsenin içinden şöyle bir istek geçer;“Benim dünyada iken Allah için sevdiğim bir kardeşim vardı.Keşke onu bir görebilsem.Acaba o kardeşim ne yapmaktadır?”Ona karşı içinden bir şevkat hisseder ve cehenneme düşmüş olmasın”diye düşünür.Allahu Teala(c.c)onun kalbinden geçenleri bilir.Hemen meleklerine şu emri verir:“Gidin o kulumu görmek istediği kardeşinin yanına götürün.”Bunun üzerine bir melek ona güzel bir binek getirir(Burak veya at).Bineğin üzerinde nurdan eğer vardır.Melek gelince,o kimseye selam verir,o kişi de onun selamını alır.Bundan sonra melek ona şöyle der:“Kalk bin,arkadaşına gidelim.”O kişi nurdan binek üzerine biner,bin senelik yol gider.Ama onun bu gidişi,dünyadaki kişinin atıyla bir fersahlık yol alışından çabuk olur.Ve hiçbir engelle karşılaşmadan,o kardeşin konağına varır.Özlediği kardeşine selam verir,kardeşi de onun selamını alır.Sonra ona sorar:“Neredesin ey kardeşim?Ben senin bir tehlikeye düşmenden korkmuştum.”Bundan sonra birbirlerinin boyunlarına sarılırlar.Her ikisi de;“Bizi bir araya getiren Allah’a hamdolsun”diye olabilecek en güzel şekilde hamdederler.Ancak Allahu Teala onlara şöyle buyurur:“Ey kullarım!Burası artık amel yeri değildir,amel zamanı da değildir.Burası saygı ve dilek yeridir.Benden isteyin,ne istiyorsanız vereyim.”Onlar da:“Bizi bu makamda bir araya getir” derler.Bunun üzerine Allahu Teala(c.c),o makamı,çevresi inci ve yakutla süslenmiş olarak,onlar için bir oturma yeri kılar.Onların cennet hanımlarına da başka bir konak verir.Böylece yerler,içerler,her arzularını yerine getirirler.

***Cennet ağaçlarının dalları ve budakları altın,gümüş,yakut ve zeberceddir.Cennet ağacının yaprakları bir insanın görebileceği en güzel elbise görünümündedir.O ağaçların meyveleri ise kaymaktan yumuşak,baldan tatlıdır.Cennet ağaçlarından her birinin uzunluğu 500 senelik yoldur.Her ağacın kalınlığı ise 70 senelik yoldur.Bir insan başını kaldırdığı zaman ağacın en üstünü ve orada bulunan meyveleri görür.Her ağacın üzere 70 bin çeşit meyve vardır,hiçbirinin tadı diğerine benzemez.Canı o meyve çeşitlerinden birini yemek istediği zaman 500 senelik yolda olan dal,o kişinin meyveyi rahatça alabilmesi için eğilir.İstiyorsa meyveyi eliyle alabilir,isterse ağzını açar o meyve kendiliğinden ağzına girer.O ağaçtan bir meyve koparıp yediği zaman Allahu Teala onun yerine ondan daha güzelini ve tatlısını yaratır.Yeteri kadar yiyip doyduğu zaman,o dal kendiliğinden yerine çıkar.

***Rasulullah(s.a.v)buyurdular ki:“Cennetlikler her cuma günü Rablerini görürler.”Bu bütün cennet nimetlerinden daha üstün bir nimettir.

***Cennet ehline Allahu Teala’nın vereceği yüzükler vardır.Birisi altındandır ki bu sonsuzluk yüzüğüdür,cennette daimi kalmalarının işareti sayılır.Daha sonra Allahu Teala(c.c.)kulları kendisini dar-ı selamda ziyaret ettikleri zaman,onlara inciden ve yakuttan yüzük verecektir.

***Allahu Teala(c.c),dünyada iken birbirlerini sevenleri Adn cennetine,kırmızı yakuttan bir sütun üzerinde bulunan konaklara yerleştirir.Bunlar cennet ehline göre daha şerefli kılınmışlardır.Allah için birbirini seven bu kimselerin alınlarında,nurdan yazı ile şöyle yazılmıştır:“Bunlar Allah için birbirlerini sevenlerdir.”Bunlardan biri kendi köşkünden cennet ehline baktığı zaman yüzünün nurundan,tıpkı güneşin yeryüzündeki evleri nurlandırdığı gibi,cennet ehlinin köşkleri nurlanır.Cennet ehli kimseler de onun yüzünü gördükleri zaman birbirlerine şöyle derler:“Bu,Allah için dünyada iken birbirini sevenlerdendir.”Onun yüzü mehtaplı gecedeki ay gibi parlar.

***Hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allahu Teala(c.c),birbirlerini Allah için sevenleri,kendi arşının gölgesinde gölgelendirecektir.

***Cennet kuşunun 70 bin kanadı vardır,hiçbir kanadının rengi diğerine benzemez.Her kuşun büyüklüğü,enine boyuna 1 mildir.Bir mü’min ondan kebap yapılmış bir yemek istese hemen bir tepsi içinde önüne gelir.Cennet kuşu şöyle bir sirkelendiği zaman ondan,hepsi değişik renklerde 70 çeşit yemek çıkar.Tadı helvadan daha tatlı,yumuşaklığı kaymaktan daha yumuşak ve sütten daha beyazdır.Cennetlik kul ondan yedikten sonra kuş sirkelenir,uçar gider.Hiç bir kanadı da eksilmez.Cennet ehlinin kuşları ve binek hayvanları,onların köşklerinin civarındaki cennet bahçelerinde yayılıp dururlar.

***Cennet ehli öyle develere ve atlara binerler ki,develer gözlerinin gördüğü yere ayaklarını,atlar da tırnaklarını basarlar.

   Rabbim cümlemizi hiç cehenneme uğramadan doğruca cennete giden,dünyada kemal,ahirette cemal saadetine mazhar olan kullarından eylesin…AMİN.

KAYNAKLAR:

Günyet’ün Talibin-ABDÜLKADİR GEYLANİ(k.s)

İhya’u Ulumid’din-İMAM-I GAZALİ(k.s)

About these ads