Dalda güzel renkli iki kuş

Arabi, Allah Rasûlü’ne sordu:

“Ey Allah’ın Rasûlü, devemi bağlayayım mı, yoksa salıverip tevekkül mü edeyim?”

Rasûlullah (s.a.v) buyurdular:

“Önce deveni bağla, sonra tevekkül et!..” (Tirmizi)

Yine Allah Rasûlü (s.a.v) buyurdular:

“Eğer Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah aç çıkıp akşam tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.” (Tirmizi)

Şakik Belhi (r.a), rızık temin etmek için çalışmaz, sebeplere tevessül etmezdi. Bir ara hacc dolayısıyla Mekke’de İbrahim İbni Edhem (r.a) ile karşılaştı. İbrahim İbni Ethem (r.a) ona, rızık temini için böyle çalışmamasına neyin sebep olduğunu sordu. Şakik Belhi anlattı:

“Bir zamanlar çölde yolculuk yapıyordum. Çöl ortasında kanadı kırık bir kuş gördüm. Hareket edemiyor, uçamıyordu. Kendi kendime, “Bak bakalım, bu kuş nereden ve nasıl besleniyor?” dedim ve biraz ileride bir yere saklanarak beklemeye başladım. Derken ağzında bir çekirge bulunan bir kuş uçarak geldi ve çekirgeyi kanadı kırık kuşun ağzına bıraktı. Bundan sonra ben de kendi kendime şöyle dedim:

“Bu sağlam kuşa, bu kanadı kırık kuşu besleten Allah, her nerede olursam olayım beni de besler!”

Ve çalışmayı bıraktım, sırf ibadetle meşgul olmaya başladım.”

Bunun üzerine İbrahim İbni Edhem (r.a) şöyle dedi:

“Niçin sakat kuşu besleyen sağlam kuş olmuyorsun, ki daha faziletli ve şerefli olasın! İşitmedin mi Allah Rasûlü (s.a.v) ne buyuruyor:

“Veren el, alan elden hayırlıdır.” (Buhari, Müslim)

Hem daima her işinde, her şeyin en yüksek derecesine talip olmak müminin şanındandır. Çünkü Allah’ın iyi kulları mertebesine ancak bu suretle yükselinir.”

İbrahim İbni Edhem’in (r.a) bu sözleri üzerine Şakik Belhi (r.a), yanlış yolda olduğunu anladı, O’nun elini öptü ve:

“Sen bizim üstadımızsın!” dedi.

Kaynak: İlahi Nizam /İmam-ı Gazali (r.a)

About these ads