rengarenk orman

İlahi feyiz ve kuvvetli tecellilerle coşup taşan velilerin yaşadıkları hal sebebiyle gayri ihtiyari söyledikleri, içinde iddiaya benzer tarzda anlamlar bulunan, görünüşte şeriata aykırı düşen sözlerdir.. Bu sözleri çoğu zaman ellerinde olmadan söylerler. Bu sekerat hali geçtikten sonra da söylediklerine pişman olup tevbe istiğfarda bulunurlar.

Yaşantılarının İslami esaslara uygun olduğu bilinen kimselerin ağzından çıkan şathiyeler kabul edilmese bile kendilerine saygı duymak, bunların farklı duygularla ve hallerle söylenmiş olduğunu düşünmek gerekir. Yaşantısı ve itikadı bozuk olan kimselerin şathiyeleri ise dikkate alınmamalıdır.

Hallacı Mansur (ks)’un: “ene’l-hak” demesi, Beyazıd-ı Bestamî (k.s)’nin “subhânî” sözleri şathiye olarak değerlendirilir. Ehil olanlar onların ne demek istediğini bilirler. 

Hz. Ali (r.a) ve bazı İslam büyüklerinden sâdır olan: “Görmediğim Allah’a inanmam” gibi sözler; imanda aynelyakîn ve hakkelyakîn mertebelerini ve ihsan derecesini göstermektedir Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etmek -bir bakıma vahdet-i şühûd diyebileceğimiz bu makam- Allah’a imanın şühûda dönüştüğünü göstermektedir. 

Burada kastedilen görme, dünya gözüyle Allah’ın zâtını görmek değil, basiret ile Allah’ın kudretini, yüceliğini, bir oluşunu, sıfat ve isimlerinin tecellilerini görmektir Sıfattan mevsufa geçip Cenâb-ı Hakk’ı idrak etmektir. 

Kaynak: Miftâhu’l-Usûl- Rabıta Risalesi

About these ads