Allah için kulun kalbi düzelip salaha erdiği ve Allah’ın yakınında mekan tuttuğu zaman, ona, yeryüzünün bir bölgesinde bir ülke ve sultanlık verilir. Orada halkı Hakk’a davet vazifesi ile görevlendirilir. Bu vazife esnasında halktan gelebilecek eza ve cefalara sabretmesi de istenir. Orada batılı kaldırmak, Hakk’ı ortaya koymak onun vazifesidir. Allah verince zengin eder. Verdiği kişinin kalbini hikmetle doldurur.
Aziz ve Celil olan Allah, arif ve salih kullarının kalp arazilerinin içinden hikmet nehirleri akıtmıştır. Bu hikmet nehirleri Arş’ın ve Levh’in yanından geçen ve Allah’ın ilmine dayanan bir vadiden fışkırır. Kaynak orasıdır. Arif ve salih kulların kalp arazilerinden geçen bu hikmet nehirleri oradan, Allah’ı tanımayan ve O’nun emirlerine sırt çeviren ölü kalplere akar.
Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)









