Efendinin Köleden Öğrendiği Dersler

Yorum yapın

balon içinde balonlar

Adamın birisi bir köle satın almıştı. Köle, din ve salâh ehlinden biriydi. Efendisi onu alıp evine götürünce aralarında şu konuşma geçti:

Efendi: Benim evimde neler yemek istersin?

Köle: Ne verirsen onu yerim.

Efendi: Nasıl elbise giymek istersin?

Köle: Ne elbise verirsen onu giyerim.

Efendi: Evimin hangi odasında kalmak istersin?

Köle: Hangi odayı uygun görüp verirsen orada kalırım.

Efendi: Evimin hangi işlerini yapmak istersin?

Köle: Hangi işleri yapmamı istersen onları yaparım.

Bu son cevaptan sonra Efendi ağlamaya başladı ve dedi ki:

-Keşke ben de Rabbimle böyle olabilseydim. O zaman ne mutluydu bana!

Bu arada köle dedi ki:

-Ey benim efendim! Efendisinin yanında kölenin irade ve ihtiyarı olur mu?

Bunun üzerine Efendi dedi ki:

-Seni âzâd ediyorum. Allah için hürsün. Ayrıca benim yanımda kalmanı istiyorum ki sana canımla ve malımla hizmet edebileyim..

Kaynak: Fethû’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Hz. Yunus (a.s)’ın Başına Gelenler Ve Kederleri Dağıtan Duası

Yorum yapın

renkli bitkiler arasında deniz altında yüzen iki yunus balığı

Hz. Yunus (a.s), İsrailoğullarından mübarek bir peygamberdir. Annesine nispetle Yunus b. Metta diye anılır. Asuriye devletinin başkenti olan bugünkü Musul şehrinin karşısında harabesi görülen “Ninuva” halkına Peygamber olarak gönderilmiştir. Putlara tapmakta bulunan Ninuva halkı, Hz. Yunus’un otuz üç sene devam eden nasihatlerini dinlemediler. Hz. Yunus (s.a) da, kendisine Allah (c.c) tarafından daha izin verilmeden Ninuva’yı bıraktı, Dicle kenarına gitti. Bir gemiye binip bir tarafa gitmek istedi fakat gemi yürümedi. İçinde bulunanlar: “Aramızda bir suçlu köle var” demeye ve kura atmaya başladılar. Hz. Yunus (a.s): “O suçlu köle benim, Rabbimden daha izin almadan kavmimi terk ettim. “dedi ve kendisini suya attı. Derhal bir büyük balık tarafından yutuldu. Bereket versin ki hemen tevbe istiğfara başladı:

Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü minez-zâlimîn. (Enbiya Suresi, ayet 87)

Anlamı: Ya Rabbi! Senden başka mabud yoktur. Seni noksanlıklardan tenzih ederim, ben şüphesiz zalimlerden oldum..

Hz. Yunus (a.s) bu şekilde Allahu Teâlâ’yı tesbihe devam etti de, bir müddet sonra balık kendisini çıkarıp sahile attı.

Hz. Yunus (a.s)’dan sonra Ninuva şehrini korkunç bir kara duman kaplamıştı. Şehir halkı derhal Allahu Teâlâ’ya yalvararak tevbe ettiler, yaptıklarına pişman oldular. O duman da üzerlerinden açılıp gitti ve başlarına gelecek beladan kurtuldular.

Hz. Yunus (a.s) tekrar Ninuva’ya gelip bir müddet daha mukaddes vazifesine çalıştı, daha sonra bu şehri terk ederek yalnızca ibadet etmeye çekildiği bir yerde Allah’ın (c.c) rahmetine kavuştu.

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki:

“Bir kelime biliyorum ki, onu kederli olan okudu mu kederi dağılır. Bu kardeşim Yunus (a.s)’ın duasıdır:

Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü minez-zâlimîn..

Kaynaklar:

Gönül İncisi

Büyük İslam İlmihali

Yemeğini Köpeğe Verip Aç Kalan Kölenin Mükafatı

Yorum yapın

gelincik tarlası resmi

Abdullah b. Cafer (r.a) bir fidanlığa uğradı ve orada çalışan siyah bir köle gördü. Biraz sonra köleye üç tane çörek getirip verdiler. O sırada bahçeye bir köpek girdi ve köleye yaklaştı. Köle çöreğin birisini köpeğe attı, köpek onu yiyince ikincisini, sonra üçüncüsünü attı, köpek de yedi. Abdullah b. Cafer (r.a) ise bu durumu seyrediyordu. Sonra Abdullah b. Cafer (r.a) köleye sordu:

- Ey köle! Günlük azığın ne kadardır?

- Gördüğün üç çörektir..

- Peki neden köpeği kendine tercih ettin?

- Burası köpeklerin yeri değildir, uzak mesafeden aç gelmiştir. Onu aç olarak geri göndermeyi uygun görmedim.

- Akşama kadar ne yapacaksın?

- Aç kalacağım.

Abdullah b. Cafer (r.a) :

“Ben cömertliğimden dolayı kınanırım. Bu köle ise benden daha cömerttir.” dedi. Sonra o bağı, köleyi ve orada bulunan aletleri sahibinden satın alıp o köleyi azat etti ve bağı ona bağışladı.

Kaynak: Kuşeyri Risalesi

Bir İnsanın İyi Mi Kötü Mü Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Yorum yapın

Çamaşır ipine mandalla asılı kurumuş ve yeşil yaprak

Birisi Hz. Âişe (r.anha) validemize:

-“Ey müminlerin annesi, insan kendisinin iyilerden olduğunu nasıl bilir?” diye sormuş. Hz. Âişe validemiz:

-“Kendisinin kötülerden olduğunu bildiği zaman” demiş. Soruyu soran bir kez daha sormuş:

-“Peki, kendisinin kötülerden olduğunu nasıl bilir ey annemiz?”  Hz. Âişe (r.anha) annemiz cevap vermiş:

-“Kendisini iyilerden gördüğü zaman..”

alıntı

Kibirli Adamın Sonu

Yorum yapın

camide namaz kılanlar

Sufilerden biri anlatıyor:

Tavafta önünde hizmetçileri yürüyen birisini gördüm. Hizmetçiler onun için insanların tavafına engel oluyorlardı. Sonra aynı şahsı Bağdat köprüsü üzerinde dilenirken gördüm. Şaştım ve halini sordum. Dedi ki:

“İnsanların tevazu gösterdiği yerde ben kibirlendim. Onun için Hakk Teâlâ,halkın yükseldiği yerde beni alçalttı.”

Kaynak: Kuşeyri Risalesi

Eski Yazılar