Namaz kılacak kimsenin, namazını Kabe’ye yönelerek kılmasıdır. Kabe Mekke-i Mükerreme’de bulunan mübarek bir binadır. Müslümanların da kıblesidir. Allahu Teâlâ Kuran-ı Kerim’de: “Siz nerede bulunursanız yüzünüzü o tarafa çeviriniz.” buyurur. Kıble dendiği zaman akla gelen Beytullah’tır, ama Kabe’nin binası değil. Binanın çevrelediği alan ve binanın taa göğe kadar olan manevi havasıdır. Kabe yıkılsa bile aynı alana karşı namaz kılınır. Binaya diye düşünülürse küfür olur. Çünkü ilahi tecelli binaya değil, alana ve oradaki manevi havaya olmaktadır. Kabe içerisinde namaz kılanlar istedikleri tarafa dönerek namaz kılabilirler. Yalnız imamın yüzüne doğru durmak (suret olduğundan dolayı) mekruhtur.
Bir kimse hasta olup da kıble yönüne dönemediği ve kendisini döndürecek kimse bulunmadığı veya hasta olmadığı halde bir düşman veya yırtıcı bir hayvan sebebi ile kıble yönüne dönmekten korktuğu takdirde gücü yettiği tarafa doğru namaza durur. Kıbleyi bilmeyen bir kişi bazı delillere, emarelere, yıldızlara bakarak kıbleyi araştırır. Kendi kanaatına göre tayin edeceği yöne namaza durur. Namazdan sonra hata ettiğini anlasa da namazını iade etmez. Henüz namaz içinde iken kıbleyi tayin etse, o yöne doğru döner ve namazını tamamlar.
Kıble bir semboldür. Bu konuda bize kolaylık olsun diye yön verilmiştir. Hangi tarafa baksak Mevla’yı görürüz.
Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd








