Peygamber (sav) Efendimizin Hiçbir Zaman Terk Etmediği Namazlar

Yorum bırakın

iki tane gül

Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz: “Sabah namazının iki rekat sünneti benim için dünyadan ve onun içindekilerden hayırlıdır.” buyurmuştur.

İbni Abbas (Radıyallâhu anh) efendimiz bu hususta şu bilgiyi vermiştir: “Verilen namaz emri, sabah namazının farzından önceki sünnet namazıdır.” (Müslim, c.1, b.96, h.725)

Hz. Âişe (Radıyallâhu anhâ) validemiz de şöyle demiştir:

“Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) öğle namazının farzından önceki dört rek’at ile sabah namazının farzından önceki iki rekâtı hiç terk etmezdi.” (Buhârî, Teheccüd 34, Ayrıca bkz. Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 56)

Bu hadislerden öğrendiğimize göre Peygamber Efendimiz sabah namazının sünnetini hiç terk etmemiş, buna verdiği değeri diğer nafile namazların hiçbirine vermemiş ve bu namazı dünya ve dünyadaki her  şeyden daha üstün ve hayırlı saymıştır. Hatta “Sizi atlılar kovalasa bile yine de sabah namazının iki rek’at sünnetini bırakmayın” (Ebû Dâvûd, Tatavvu 3, Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2, 405) diye emretmek suretiyle, sadece normal zamanlarda değil, yolculukta, tehlikeli zamanlarda bile bu iki rekat sünnetin kılınmasını tavsiye etmiştir. 

Resûl-i Ekrem (Sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz öğle namazının farzından önceki dört rekat sünneti, öğlenin farzından sonraki iki rekat sünneti, sabah namazının farzından evvelki iki rekat sünneti hiçbir zaman terk etmezdi.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Niyazi Mısrî ‘den (ks), Sevdim Seni / Seslendiren Bora Uymaz

Yorum bırakın

Aziz ve Celil olan Allah, peygamberlerinin, velilerinin ve salih kullarının kalplerine gayret-i ilahi ile nazar eder. Orada kendisinden başkalarına yer verilmesini istemez.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Abdülkadir Geylani Hazretlerinden (k.s) Arif İle Müminin Farkı

Yorum bırakın

dağ

Nefsini bilen bütün hallerinde müminin aksi bir halde bulunur. Mümin hal sahibidir, hal ise değişikliklere uğrar. Arif isse makam sahibidir. Makam değişikliklere uğramaz, sabittir.

Mümin, halinin değişmesinden, başka bir hale intikal etmekten ve imanının zeval bulmasından endişe eder, korkar. Onun kalbinde kederi, yüzünde de sevinci daimidir. Hüznü ile birlikte seyr eder, yürür. Konuşması senin yüzüne bir tebessüm iledir. Kalbi ise hüzün ve kederden parçalanır.

Arife gelince; onun hüznü yüzündedir. Çünkü o halkla sakındırıcılık yüzü ile karşılaşır. Arif, halkı kötülüklerden sakındırır. Rasûlullah (sav)’den niyabeten, yani O’nun vekili sıfatıyla insanlara Allah’ın emirlerini emreder, nehiylerini nehyeder.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Abdestten Sonra Okunan Ve Günahları Temizleyen Dua

Yorum bırakın

rengarenk güllerin resmi

Ey Ali! Abdestini bitirdiğinde şöyle de:

“Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim. Hz. Muhammed de O’nun elçisi ve kuludur. Allah’ım! Beni tevbe edenlerden ve temizlenenlerden eyle.”

Bu duayı yaptığında annenin seni doğurduğu gündeki gibi günahlarından temizlenmiş olursun, sekiz cennetin kapısı açılır ve “dilediğinden gir”denilir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velayet Deryasından Nasihatler – 2

Kaderi Kendine Mazeret Sayma / Abdülkadir Geylani (ks)

Yorum bırakın

anne kuş ve yavrusu

Dünyanın tamamı hikmettir. Ahiretle alakalı amellerin tamamı kudrettir. Dünya hikmet üzerine kurulmuştur. Ahiret ise kudret üzerine kurulmuştur. Öyleyse hikmet evi olan dünyada güzel amelleri terk etme. Kudret evi olan ahirette de, dünyadaki amelin kudretini acze sevk etme. Hikmet evinde ameli hikmetiyle işle. Amelin kudretine güvenip dayanma. Kaderi kendine mazeret sayma. “Kader böyle imiş ne yapayım. Kaderde olmadığı için güzel ameller işleyemedim.” demeye kalkışma. Zira nefs, kaderi mazeret gösterip onunla delil beyan etmeye ve böylece amelleri terk etmeye kalkışır. Sakın bu oyuna gelme. Kaderi mazeret olarak gösterip işin içinden sıyrılmaya kalkışmak tembellerin işidir, miskinlerin işidir. Kader, ancak emirlerle nehiylerin haricinde mazeret olabilir.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Ashab-ı Suffa

Yorum bırakın

arkası dönük derviş

Mescid-i Şerifin bir tarafına, evsiz fakirlerin barınması için bir gölgelik yapıldı. Bunun üstü kapalı ise de, etrafı açıktı. Kimsesiz garipler burada yatar, kalkardı. İş buldukları zaman çalışır, kazanırlardı. Bunlar daima Hz. Peygamber (sav)’in yanında bulunduklarından Kur’an ve hadis dinler, öğrenirlerdi. Burası adeta bir ilim yuvası idi. Ashabın zenginleri bunları gözetirler, yardım ederlerdi.

Kaynak: Siyer-i Nebi

Allahu Teâlâ’nın (cc), Rasûlullah (sav) Efendimize Dokuz Emri

Yorum bırakın

Resûlullah Aleyhissalatü vesselam buyurdular ki:

pembe yeşil güller

“Rabbim bana dokuz şey emretti:

1- Gizlide de açıkta da Allah’tan korkmamı,

2- Öfke ve rıza halinde de adaletli söz söylememi,

3- Fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmamı,

4- Benden kopana sıla-ı rahim yapmamı,

5- Beni mahrum edene vermemi,

6- Bana zulmedeni affetmemi,

7- Susmamın tefekkür, konuşmamın da zikir olmasını,

8- Bakışımın ibret olmasını,

9- Doğru ve güzel olanı emretmemi.”

(Rezin tahric etmiştir.)

Yatağa giren bir kimse gününü ne ile tükettiğini düşünmelidir. Eğer o gününü hayırla kapadıysa, onun için Allah’a hamd etmeli, günah işlemişse istiğfar etmeli, günahından pişmanlıkla dönmelidir. Bunu yapamayan kişi, ömür sermayesini boşa harcayan müflis (müflis: iflas eden) tüccara benzer.

Kaynak: Miftâhu’r-Rüşd

Older Entries

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 11.608 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: