Arif Olmaya Gayret Edenler, Tevhidden Başkasını Kalpten Yok Ederler

Yorum bırakın

şık gül

“Doğru yolu bulanlara Allah hidayetini artırır. Onlara takva ihsan eder.” Allahu Teâlâ, bir kuluna ibadet ve itaatte bulunmayı nasip eylerse onu günah işleme zilletinden kurtarır. Ona kanaat zenginliği verir. Tevbeye sıkıca sarılabilecek güç ihsan eder. Bu hasletlere ulaşanlara dünya ve ahiret hayrı verilmiş olur.

Kişi dünyada zikirle meşgul oldu mu, Allahu Teâlâ kendine vekaleten bir melek gönderir. Bu melek o kulun kalbine hikmet fidanını diker. Çünkü böyle kimseler dünyaya rağbet etmez. Arif olmaya gayret edenler, tevhidden başkasını kalpten yok ederler.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

Bu Dört Şeyi Kendinde Bulunduran Mümine Allah (cc) Cennette Ev Verir

Yorum bırakın

çiçekli yol

Abdullah b. Amr (ra)’dan rivayet edilmiştir; dedi ki, Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Bir mümin şu dört şeyi kendinde bulundurursa o kişi Müslümanlardandır ve Allah, onun için cennette, dünyadan ve onun içindekilerden daha geniş bir ev yapar:

1- “Lâ ilâhe illallah” kelimesi, kendisini her türlü kötülükten koruyan bir kalkan olan kimse.

2- Bir günah işlediği zaman “Estağfirullah” diyen kimse.

3- Herhangi bir nimete nâil olduğunda “Elhamdülillah” diyen kimse.

4- Bir musibetle karşı karşıya kaldığı zaman ise “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” (Muhakkak ki Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.) diyen kimse. “

(Kenzü’l-Ummâl, c.15, h.43457, Firdevs, c.1, h.1522)

Resûlullah (sav) efendimiz buyurdular ki:

“Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah’tan talep edilen (dünyevi şeylerden) Allah’ın en çok sevdiği şey afiyettir. Dua, inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir.”

(Tirmizi, c.5, Deavât 101, h.3548)

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Nişanlanan Ve Evlenenlere Okunacak Dua

Yorum bırakın

iki kalp

Ebu Hüreyre (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki:

“Resûlullah (sav) efendimiz yeni evlenenleri tebrik ettiği zaman şöyle derdi:

‘Bârekallâhü leküm ve bâreke aleyküm ve ceme’a beynekümâ fî hayrin.’

Anlamı: Allah, size (evliliğinizi) mübarek kılsın ve sizin için bereketlendirsin. Bütün hayırlar üzerinize olsun. (İbni Mâce, c.1, s.614, Nikah 23, h.1906)

Resûlullah (sav) efendimiz yeni evlenenleri tebrik ettiği zaman şöyle dua ederdi:

‘Bârekallâhü leke ve bâreke aleyke.’

Bu dua, nişanlanan ve evlenen gençlere okunacak ve aynı zamanda gençlerin de kendilerine okuyacağı duadır.

Kaynak: Mihtâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Hz. Mevlana (ks)’nın Bir Rubaisinden Alıntı

Yorum bırakın

çöl ve deniz

Hz. Mevlana (ks) bir rubaisinde der ki:

Men bende şudem bende şudem, bende şudem

Men bende be-haclet ser-efkende şudem

Her bende şeved şâd ki âzâd şeved

Men şâd ez-ânem ki turâ bende şudem.

“Ben kul oldum, kul oldum, kul oldum.

Kul vazifemi hakkıyla ifa edemediğim için mahcubiyetimden başımı öne eğdim.

Bir köle azat edilince sevinir.

Ben ise sana kul oldum diye seviniyorum.”

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Allah (cc)’tan Hakkı İle Haya Etmek Nasıl Olur?

Yorum bırakın

laleler ve çiçekler

Murakabenin evvelinde elde edilecek sonuç, kalbe gelen düşünceleri kontrol etmek, onların içinde karışık olanları keşfedip ayırmak, Allahu Teâlâ’nın her an bizi gördüğünü düşünerek edepli ve hayalı olmaktır. Herkesten istenen haya hali, Hz. Peygamber (sav)’in şu hadisinde emrettiği durumdur. Resûlullah (sav) ashab-ı kirama: “Allah’tan hakkı ile haya edin.” buyurdular. Ashap: “Ey Allah’ın resûlü, biz Allah’tan haya ediyoruz.” dediler. O zaman Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Benim bahsettiğim haya, sizin dediğiniz değildir. Benim kastettiğim şudur: Kim Allah’tan gerçek manada haya ediyorsa, başını ve başını çevreleyen azalarını, midesini ve midesinin etrafındaki bölgeleri (avret mahallini) haramdan korusun, ölümü ve çürümeyi düşünsün. Kim ahireti isterse, dünyanın süsünü terk etsin. Kim bunları yaparsa Allah’tan gerçek manada haya etmiş olur.” (Tirmizi, Kıyame 24; Hakim, Müstedrek IV, 323; Taberani, Mu’cemü’l-Kebir, II, 246)

Bu haya, manevi makamlardandır.

Kaynak: Rabıta Risalesi / Miftâhu’l-Usûl

Allahu Teâlâ’nın Meleklere Karşı İftihar Ettiği Kullar

Yorum bırakın

Ahzab suresi

Resûlullah (sav) bir gün mescide, ashabından halka şeklinde oturan bir cemaatin yanına geldi ve buyurdu ki:

“Sizi böyle (bu halkada) oturtan sebep nedir?” (Onlar da) dediler ki:

“Bizi İslam’a hidayet ettiği, İslam’la bize ihsanda bulunduğu için Allah’ı zikretmek ve O’na hamd etmek üzere oturduk.” (Allah Resûlü) buyurdu ki:

“Allah için (Allah aşkına) sizi burada oturtan sebep yalnız bu mudur?” Dediler ki:

“Allah’a yemin ederiz ki, bizi oturtan yalnız bu sebeptir.” (Bunun üzerine) Resûlullah (sav) buyurdu ki:

“Dikkat ediniz! Şüphesiz ki ben, size, sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Doğrusu şu ki, bana Cebrâil geldi de, Allahu Teâlâ’nın sizinle meleklere iftihar ettiğini haber verdi.”

Hadis Kaynak: Tirmizi, c.5, dua 7, h.3379; Müslim, c.3, Zikr 40 (2701); Müsned, c.4, s.92

Kaynak Kitap: Miftâhu’r-Rüşd

Hayırlı Bayramlar

Yorum bırakın

Ramazan Bayramı

Ramazan bayramınız hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun.

by ihyaca

El-Veda Ya Şehr-i Ramazan

Yorum bırakın

Oruç Tutmanın Yasak Olduğu Günlerin Başında Bayram Günleri Gelir

Yorum bırakın

hurma ve fener

Dinimizde oruç tutmanın emredildiği ve tavsiye edildiği günler olduğu gibi, oruç tutmanın yasaklandığı veya hoş karşılanmadığı günler de vardır. Oruç tutmanın hoş karşılanmayışının çeşitli sebepleri bulunmaktadır.

Ebu Saîd Hudrî (radıyallâhu anh)’tan rivayet edilmiştir:

“Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) fıtır günü (ramazan bayramının ilk günü) ve Ramazan Bayramı günü oruç tutmaktan nehyetmişlerdir.” (İbni Mâce, h.1721)

Ebu Ubeyd ( Sa’d bin Ubeyd) radıyallâhu anh) demiştir ki:

“Ben, Kurban Bayramı’nda Ömer bin Hattab (ra)’ın beraberindeydim. Önce bayram namazını kıldı, sonra (okuduğu hutbede):

‘Şüphesiz Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), şu fıtır ve Kurban günü orucundan nehiy buyurmuştur. Fıtır günü, ramazan orucunuzu bıraktığınız gündür. Kurban günü de, kurbanlarınızın etini yediğiniz gündür.’ dedi.” (İbni Mâce, h.1722)

Her iki hadis-i şerif, iki bayram günlerinde oruç tutmanın yasaklığına delâlet eder. Bu günlerde adak, kaza, kefaret ve nafile oruç tutulmaz.

Oeuç tutmanın yasak olduğu günlerin başında bayram günleri gelir. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimizin oruç tutulmayacağını bildirdiği zamanlardan birisi Ramazan Bayramı’nın birinci günüdür (Buhari, Savm, 67). Ramazan bayramının birinci gününde oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca tutulan farz orucun arkasından verilen bir iftar ziyafeti hükmündedir. Bu anlamdan ötürü ona Fıtır bayramı da denilmiştir. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah (celle celâlühû)’nün ikramına katılmamak manasına gelir ki, bunun da edep dışı olduğu ortadadır.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Şevval Ayı Orucu

Yorum bırakın

hurmalar ve yeşil yaprak

Kameri aylardan onuncusu olan şevval ayının 1, 2 ve 3’üncü günü Ramazan Bayramı günleridir. Ramazandan sonra altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha faziletli olmakla beraber, ay içinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kaza veya adak oruçlarının bu günlerde tutulması da aynı sevabın elde edilmesine vesile olur.

Ayrıca her kameri aydan üç gün oruç tutmanın, bunu da özellikle her ayın 13, 14 ve 15’inci günlerinde yapmanın müstehap olduğu; haftanın pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmanın da teşvik edilmiş bir ibadet olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: