Salavat-ı Şerife

Enes b. Malik(r.a)şöyle anlattı:”Rasûlullah(s.a.v)minbere adımını attı:

“Âmin!”dedi.Bir basamak çıktı:”Âmin!” dedi.Bir basamak daha çıktı,

yine:”Âmin!”dedi.Bundan sonra çıkmadı,kaldı.Sonra oturdu.Bunun

üzerine Muâz b. Cebel(r.a),Rasûlullah’a sordu:”Ya Rasûlullah,minbere

çıkarken üç defa âmin dediniz.Bunun manası nedir?”Rasûlullah(s.a.v)

şöyle anlattı:”Bana Cebrail geldi,şunu bildirdi:Bir kimse,Ramazan ayına

kavuştu,günahtan bağışlanmadan öldü.Bu yüzden cehenneme girdi.

Allah onu rahmetinden uzak etsin deyince âmin dedim.İkinci olarak

şöyle anlattı:Bir kimse ana ve babasının sağlığına kavuştu.Onlara iyilik

etmeden öldü.Bu yüzden de cehenneme gitti.Allah onu rahmetinden

uzak etsin deyince âmin dedim.Üçüncü olarak şöyle anlattı:Bir

kimsenin yanında anıldın.Ama sana salâvat getirmedi.Bu haliyle de öldü

Bu yüzden de cehenneme gitti.Allah onu rahmetinden uzak etsin

deyince âmin dedim.”

Rasûlullah(s.a.v) Efendimizin bu husustaki bazı hadis-i şerifleri :

*Dört şey vardır ki cefadır:

1-İnsanın ayakta bevletmesi,

2-Namazı bitirmeden alnını silmesi,

3-Müezzinin ezanını işittiği halde,onun dediklerine şehadet

getirmemesi,

4-Yanında anıldığım halde,salâvat okumaması.

*Gerçek cimri,yanında anıldığım halde bana salavat okumayandır.

*Bir kimse bana salâvat okumayı unutursa,cennetin yolunu şaşırmış

olur.

*Yanında zikredildiğim halde üzerime salâvat getirmeyen,cennet

yolunu bulmakta hataya düşürülür(ve cehenneme girer).

*Herhangi bir cemaat,bir mecliste oturur da orada Allah’ı zikretmez,

nebileri Hz.Muhammed(s.a.v)’in üzerine salâvat getirmezlerse,o meclis

onların üzerine bir leke,günah(ve vebal)olur.
Kaynak:Miftâhu’r-Rüşd