eskiden İstanbul

S.A Kardeşlerim,

Rastladığım bir yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Bu yazıyı hangi kategoriye koyacağımı bayağı bir düşündüm. Yazı mizah yazısı ancak kara mizaha giriyor. Allah tüm şöförlere sabır, akıl fikir nasip etsin. Karşımızdaki aracı kullanan kişinin evladımız olduğunu düşünerek hareket etmeye ne dersiniz? Böyle düşünüldüğünde acaba yine o aracı sıkıştırabilir miydik? Veya korkutucu ve tehlikeli şekilde sollama yapıp arabanın dibinde sürekli sabırsızca selektör yakabilir miydik? Kısacası evladınız trafikteyken diğer şöförlerin ona karşı nasıl davranmasını istiyorsanız  lütfen siz de karşınızdakine aynı şekilde davranınız. Evet yazıyı iSTANBUL kategorisine koyduk, buyurun gülelim ağlanacak halimize.. 

***Yol verilmez, alınır. Eğer bir garajdan ya da otoparktan direkt yola
çıkacaksanız, araçların size yol vermesini beklemek hayalcilik olur. Burada
kural, bodoslama yola fırlamaktır. Merak etmeyin, hızla gelen araçlar
“Zınk!” diye duracaklardır.

*** Mecbur kalmadıkça kimseye yol verilmez. Amaç ulaşılacak yere bir an önce
varmaktır. Asla yol verilmez. Çok mecbur kalınırsa hafiften hız düşürülür.
Yavaşlamanıza sebep olan araçlara bağırmak en tabiî hakkınızdır.

*** Yeşil ışığın yanması asla beklenmez. Işıklarda beklerken vites asla boşa
alınmaz. Birinci vitese takılır ve bir ayak debriyajda tutularak araba
bağırttırılır, iyi bir istanbullu yeşilin yanacağını hisseder ve yanmadan
geçer. Yeşil ışık birkaç saniye sonra nasıl olsa yanacaktır. Eğer ışıkta
bekleyen diğer araçlar sizin önünüzdeyse, sarı yanmadan kornaya köküne kadar
basılır ve “Hadi be, yürüsene!” diye bağırılır.

***En sağ şerit emniyet şeridi değil, acelesi olanların şerididir. Eğer
trafik tıkanmışsa en sağ şeritten huzur ve güven içerisinde gidebilirsiniz.

*** Sinyal vermek delikanlılığa sığmaz. Durmak isteyen veya dönüş yapmak
isteyen istediği zamanda ve yerde durabilir ya da dönebilir. Arkadan gelen
araçlar bunu altıncı hisleriyle hissetmelidirler. Hissedemezlerse arkadan
vururlar ve suçlu duruma düşerler.

*** Ağır vasıtaların yeri en sol şerittir. Sadece onlar değil, bütün ticarî
araçlar sol şeritten giderler. Küçük ve hafif binek otolar onlara her zaman
yol vermeli ve saygıda kusur etmemelidirler.

*** Ambulanslar acelesi olanlar için faaliyet göstermektedir. Sirenlerini
açmış, son hızla giden bir ambulans görürseniz hemen arkasına takılın. En
kısa zamanda varacağınız yere ulaşırsınız. Bu son derece doğal ve sık
başvurulan bir uygulamadır.

*** Korna çalmak en tabii hakkınızdır. Onu sık sık kullanın. Dünyanın parasını
verip güzel bir otomobil satın almışsınız. Kornasını yeteri sıklıkta
çalmazsanız oksitlenme yapabilir. Ayrıca az korna çalanlar istanbul
trafiğinde hemen farkedilir ve dışlanırlar. En son korna makamlarını minibüs
şoförlerinden öğrenebilirsiniz.

*** Sollayacaksan önce sıkıştır. Bir araç sollanacaksa, arkadan sellektör
yapılmalı ve aracın tamponuna değecek kadar yanaşılmalıdır. Böylece
sollanacak kişi arkadakinin niyetini anlar ve kenara çekilir.

*** Yol çizgileri sollama zevkini artırmak için vardır, istanbul’da kesinlikle
tek bir hat üzerine yol alınmaz. Devamlı şerit değiştirilerek sollama
yapılır. Yoldaki çizgiler sollama yapmamızı kolaylaştırır.

*** Farlar hava iyice kararmadan yakılmaz. Gündüz vakti farlarını yakanlar
olursa, diğer sürücüler tarafından anında uyarılırlar.

*** Selektör şoförün eli ayağıdır, her zaman kullanılmalıdır. Bazen bir
teşekkür, bir uyarı, kızgınlık için.Sellektör yapmadan araç kullanan iyi
şoför olamaz.

*** Bayan şoförlerin İstanbul’da trafiğe çıkmaya hakları yoktur. Erkek
sürücüler her fırsatta bu kaideyi hatırlatmalı, bayan sürücüleri devamlı
sıkıştırarak zor durumda bırakmalıdırlar. Bu kurallara dikkat edelim,
uymayanları uyaralım.

*** istanbul’da hız sınırlaması yoktur. Mahalle aralarında pati çekilip spin
atılabilir, son sürat gidilebilir.

*** Sürücüler her zaman haklıdırlar. Yayalar yayalığını bilmeli, ona göre
davranmalıdırlar. Yaya geçidi, yayaların geçiş üstünlüğü gibi kavramlar
istanbul’da geçerli değildir..

alıntı