Elhamdülillah ala külli hal

Ezeli taksime razı olup Cenab-ı Hakk’a tefviz-i umur etmektir.Bu hakka dair Cenab-ı Hak buyurur ki:

“Ölü iken diriltip insanlar arasında yürürken önünü aydınlatacak bir nur verdiğimiz kimsenin durumu,karanlıklarda kalıp çıkamayan kimsenin durumu gibi midir?Fakat kafirlere,yaptıkları böyle süslü gösterilir.”(En’am suresi-ayet 122)

Mümin,Yüce Allah’ın kaza ve kaderine itiraz etmeyip rıza yolunda bulunmalıdır.Böyle olanları Hazret-i Allah yeniden ihya eder.Şecere-i insâniyesinde ulu olan kimseyi Hak Teâla,lütuf ve keremiyle ihya ederek cemali bâ-kemâlini ihsan eder.Hem de kendine esrar sırlarını izhar buyurur.Nitekim Rasûlullah(s.a.v)Efendimiz şöyle buyurur:

***”Müminin ferasetinden kaçının,çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.”(Tirmizi)

Kişi insani vasıflarıyla zinde olursa zulmette kalır.Beşeriyet vasıflarından kurtulan elbette hayat-ı ebediyete vasıl olur.Yüce Peygamberimiz(s.a.v) buyurmuştur ki:

***”Yedi sınıf kimseyi Cenab-ı Hak kendi gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde,kendi Arş-ı Âlâ’sının gölgesinde gölgelendirecektir:

Adaletten ayrılmayan devlet başkanı,

Vaktini Allah’a ibadetle geçiren genç,

Kalbi mescitlere bağlı olarak cemaatle namaz kılan kimse,

Allah için birbirini sevenler,

Allah’tan başka kimsenin görmediği yerlerde Allah’ı zikrederek gözlerinden yaş akıtanlar,

Güzel bir kadının kendisine yaptığı davete karşı:”Ey insan,ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım,emirlerinden ayrılmam”diyerek,kadının teklifini geri çevirenler,

Sağ eliyle verdiği sadakayı,sol elinin bilmediği derecede sadakayı gizli verenler.”

Bu vasıflara sahip olanlar Allahu Teâla’nın rızasına ermişlerdir.

Bu hadis-i şerifte zikredilen kişiler,insani özelliklerinin ve ve nefsani baskılarının etkisinden kurtulmuş insanlardır.Allahu Teâla(c.c) da,onları kendi gölgesine almakla şereflendirmiştir.

Bilmiş ol ki,tarikatin temeli sekizdir:

1-Bolca oruç tutmak.

2-Halvet etmek.

3-Devamlı abdestli olmak.

4-Her ferde iyilik etmek.

5-Devamlı rabıtalı bulunmak.

6-Şüphe ve itirazı terk etmek.

7-Kalben ve lisanen zikirden geri kalmamak.

8-Fazla yememek.

Kişi kemale ermek için dosdoğru olup,namazı devamlı kılmalı.Mârufu(iyiliği)emretmeli.Münkerden(kötülük)de men etmeli.Gelen belalara sabretmeli.Çünkü emr-i bil-mâruf ve nehyi anil-münker(iyiliği emretmek,kötülükten sakındırmak) yapmak,çok zor olan bir iştir.Halktan çok eza görülür.Onun için sabra fazlasıyla ihtiyaç vardır.Nitekim Umeyr b. Habib,oğullarına şöyle vasiyet etmiştir:

“Herhangi biriniz emr-i bil-mâruf ve nehy-i anil-münker yapacağınız zaman,ondan ancak sabra hazırlanınız ve Allahu Azimüşşan’dan gelecek sevaba yakinen inanınız.Çünkü insan Yüce Allah’tan gelecek sevaba yakinen iman ederse,başkalarından gelecek olan ezaları duymaz.Hakikaten bunlara sabır büyük işlerdendir.Bu vazifeyi yaparken kibirlenmek büyük bir hatadır.Hazret-i Allah(c.c),kibir ve gurur sahiplerini asla sevmez.Böyle anlamı büyük olan emri tebliğ ederken,asla yüksek sesle konuşma.Çünkü yüksek ses merkeplerde bulunur.Seslerin en kabası da budur.Onun sesinin evveli soluyuş,ahiri çığlıktır.Her ikisi de cehennem ehlinin avazıdır.Merkep şeytanı gördüğü zaman haykırır.”

Tebliğinizde vakarla hareket edin ve saygınlık kazanın.Hz.Lokman(a.s)’a:”İnsanların en şerlisi kimdir?”diye sormuşlar,O da şu cevabı vermiş:

“İnsanların en şerlisi,fenalık yapıp,insanların kendisini görmesi umurunda olmayan kimsedir.”

Rıza,takdir edilen hükümleri kalbin sükûnetle karşılamasıdır.Böylece kul takdire rıza göstermiş ve hoşnutsuzluktan kurtulmuş olur.

Hz.Peygamber(s.a.v):

***”Rab olarak Allah’tan razı olan kişi,imanının lezzetini tatmıştır.”(Müslim)

Diğer bir hadiste de şöyle buyurmuştur:

***”Allahu Teâla hikmeti gereği sevinç ve neşeyi rıza ve yakinde,üzüntü ve kederi de şüphe ve hoşnutsuzlukta yaratmıştır.”

Rıza,kalplere vasıl olan ilmin sağlam ve sahih olmasıdır.Kalp,ilmin hakikati ile yüz yüze gelince,ilim onu rızaya yönlendirir.Rıza ve muhabbet,havf(korku) ve reca(ümit)gibi değildir.Bunlar,dünyada da ahirette de kuldan ayrılmayan iki haldir.

Seriyü’s-Sakatî(r.a)der ki:

“Şu beş şey mukarreplerin ahlakındandır:

1-Nefsin sevdiği ve sevmediği konularda Allah’tan razı olmak.

2-Allah’ı samimiyetle sevmek.

3-O’ndan haya etmek.

4-Allah’la ünsiyet etmek.

5-O’nun dışındaki şeylerden uzak durmaktır.”

Hz.Ali(k.v)Efendimiz de şöyle der:

“Rıza yaygısına oturan kimseye,Allah’tan hoşuna gitmeyen hiçbir şey gelmez.İstek ve sual yaygısına oturan ise,hiçbir şekilde Allah’tan razı olmaz.”

Kaynak:Miftâhu’r-Rüşd