S.A Kardeşlerim,

İkinci mim yazısını yazıyoruz bugün.Mim yazısının ne olduğunu birinci mim yazımızda anlatmıştık,hatırlamak isteyenler burayı tıklayıp okuyabilirler.

Gelibolu kardeşimden de söz etmiştim daha önce sizlere.Bu mim kardeşimizin ilk yaydığı mim,daha öncekilere iştirak etmiş.İlk mimi bana bildirirken daha sonraki mimlere de katılıp katılamayacağımı sormuştu sağolsun.Biz de kişisel ve çok sık olmamak kaydıyla neden olmasın demiştik.Kendi deyimiyle hem arada sırada teneffüs işlevi görüyor bu mimler,hem de blog yazarları arasındaki dostluk bağlarını perçinlediğini ve yeni dostluklara,kardeşliklere de vesile olduğunu düşünüyorum.Tabii ki konular ve kriterler dikkatlice gözden geçirilmeli ki bu faydalar oluşabilsin.

Bu mimin konusu blog adımıza nasıl karar verdiğimizle ilgili.Blogumuzun adı bildiğiniz gibi “tasavvufokulu”,kullanıcı adımız da “ihyaca”.Seo çalışma planlarımız doğrultusunda; sosyal medya bağlantılarımızda “ihyaca”yı ön plana çıkarırken,blog ve içindeki içerikler söz konusu olduğunda “tasavvufokulu” ismini önde tutmaya gayret ettik.Yapılan bu çalışmaların ve gayretin,adımızı duyurmak için değil,blogumuzda yazılan kıymetli dini bilgilerin okunmasına vesile olması için yapıldığını,önemle ve altını çizerek belirtelim.Şöhret afetinden Allah’a sığınırız.. Şu anda da hedeflediğimiz doğrultuda “ihyaca” ve “tasavvufokulu” hemen hemen eşit oranda tanınıp,bilindiği için her ikisi için de kısaca açıklama yapmak daha doğru olacak.

Birinci mim yazısında anlattığımız üzere olumlu cevap alınca hiç beklemeden hemen işe koyulduk.Aklımıza gelen birkaç alternatif isim vardı onları denedik ama kullanılıyordu.Sonra blogumuzda ağırlıklı olarak tasavvuf konusu işleneceği için “tasavvufokulu” ismi üzerinde karar kıldık.Ne de olsa hepimiz ölünceye kadar öğrenmeye gayret edecektik ya inşallah,burası bir tasavvufokulu olsun,hem öğrenelim hem bildiklerimizi paylaşalım istedik.Bu ismi o anda yanımda olan çok sevdiğim bir kişi düşündü,Allah ondan razı olsun.Ancak bu isimde de bazı sorunlar oldu.Örneğin dikkat ettiyseniz “tasavvufokulu” bitişik yazılıyor,başlığı da büyük harf değil.Tüm bunların sebebi,bu isimlerin daha önceden alınmış olmasından kaynaklanıyor.Bu isimle yola devam etmeye karar verdiğimiz için vazgeçmedik ve böylece bitişik de olsa,küçük harflerle de yazılsa bu ismi aldık.”tasavvufokulu”nun bu şekilde yazılmasına hem biz,hem kıymetli ziyaretçilerimiz hem de Google zaman içerisinde alıştı.Google ilk zamanlarda arama motoruna “tasavvufokulu”yazdığımızda “bunu mu demek istediniz?”diye imlası düzeltilmiş haliyle bizi uyarırken,artık “tasavvufokulu”nun sondan dört harfini yazmadan bize blog ismimizi sunuyor.Laf aramızda bir şey çok hoşuma gidiyor,belki fark edenleriniz vardır,youtube’un “y”harfini yazınca direkt youtube çıkıyor ya,bu durum çok hoş! Hedef belli yani,ismimiz uzun,dört harfi geçtik geriye kaldı dokuz harf ,hadi hayırlısı..

İhyaca’ya gelince,Abdülkadir Geylani(k.s) Hazretlerinin Muhyiddin ismiyle anılması,yüce Rabbimizin “Hay”ismine olan muhabbet ve hürmetimiz,anlamının güzel olması ve kendimle alakalı özel sebebinin olması sonucunda tercih edilmiştir..

Evet,bir mimin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz.Mimin bir özelliği var,şimdi benim de birilerini mimlemem gerekiyor.Önceki mimde unuttuğum bu işlemi şimdi yapayım ve aşağıdaki kıymetli blog-site yazarlarını mimleyeyim.Sıra sizde,kolay gelsin..

Bizi mimleyip bu yazıyı yazmamıza vesile olan çok sevdiğim kıymetli kardeşim Gelibolu17’ye teşekkür ediyorum.

Yeni mimlerde görüşmek üzere Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Mimlenen Blogdaşlar

biryazarsam.com

nutukcu.com

karabey.com

buralarinsahibi.com

Not:Mim yazacak kardeşlerim, her iki mim konusunu ortak yazabilirsiniz.

1-Blog yazmaya-açmaya nasıl karar verdiniz?

2-Blog adınızın ve kullanıcı adınızın hikayesi..