haya

Allahu Teâla buyuruyor ki:

“(İnsan) Allah’ın(onu)gördüğünü bilmiyor mu?(Alak Suresi-ayet 14)

Rasûlullah(s.a.v) da buyuruyor ki:

“Haya imandandır.İman(sahibi) ise cennettedir.Hayasızlık(ve bundan kaynaklanan kabalıklar,çirkin ve kırıcı sözler)cefa(eziyet,zulüm,haksızlık)dan bir parçadır.Cefa(eden de)cehennemdedir.”(Muvatta)

“Allah’tan hakkıyla haya edin.”

Ashab:”Ey Allah’ın Rasûlü,elhamdülillah,biz Allah’tan haya ediyoruz.”dediler.Ancak Rasûlullah şu açıklamayı yaptı:

“Söylemek istediğim bu(sizin anladığınız haya)değil.Allah’tan hakkıyla haya etmek,başı ve onun taşıdıklarını,karnı ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen,ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır.Kim ahireti dilerse dünya hayatının ziynetini terk etmeli,ahireti bu hayata tercih etmelidir.Kim bu söylenenleri yerine getirirse,Allah’tan hakkıyla haya etmiş olur.”(Tirmizi)

“Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır.İslam’ın ahlakı da hayadır.”(Muvatta,İbni Mace).

Hak Teâla(c.c),Hz.İsa(a.s)’ya şunu vahyetti:

“Önce kendine vaaz et,o öğüt alırsa sonra halka vaaz et,aksi halde halka vaaz ederken benden haya et.”(İmam.Ahmed b. Hanbel)

Bir kimse itaat halinde Allahu Teâla’dan haya ederse,o kimse günah işlerken Allah ondan haya eder de günahına bakmaz.

Haya,Allah’ın nimetlerini,ibadet ve ameldeki kusurlarını görmektir.Bu iki görüş arasından bir hal doğar ve ona haya denir.

Haya,Rab Teâla’nın azameti karşısında kalbin sıkılmasıdır.Allah’a verdiği ahdi bozan ve Allah’ın haram sınırlarına tecavüz eden kişi,hayanın kalbi yakmasından hasıl olan zevki tadamaz.

Haya edenden sel gibi ter boşanır.Bu,onda bulunan faziletin eseridir.Nefiste benlikten ve utanılacak işlerden bir şey bulunduğu sürece,o nefsin sahibi hayadan yüz çevirir.

Kaynak:Miftâhu’r-Rüşd