nehirin çevresini kuşatan kitaplar ve sandalye-masa

Yazık sana! Zamanını ilim öğrenmekle geçiriyorsun.Fakat öğrendiklerinle amel etmiyorsun.Sen,cehalet basamağında bir heves peşindesin.İzzet ve Celâl sahibi Hakk’ın düşmanlarına hizmet ediyor,onları Allah’a ortak tanıyorsun.Halbuki O,senden de ,kendisine ortak koştuklarından da müstağnidir.Sana da,senin kendisine ortak yaptıklarına da muhtaç değildir.Senin,kendisine bir ortak tanımanı asla kabul etmez.

Bilmez misin,sen öyle bir zatın kulusun ki,ipin O’nun elindedir.Eğer felah-kurtuluş istersen,kalbinin bağını Azîz ve Celîl olan Hakk’ın kudret eline terk et.Hakiki bir tevekkül ile O’na mütevekkil ol.O’na güven.O’na dayan.Zahirinle de batınınla da O’na hizmet et.O’nu asla itham etme.Zira O,ithama layık değildir.O,senin işini senden daha iyi bilendir.O bilir,halbuki sen bilmezsin.

Sen O’nun huzurunda sükut etmeli,susmalı ve dilsiz olmalısın.Ta ki,O’ndan konuşma izni gelinceye kadar.Konuşma izni gelince de,yine O’nun kudreti ile konuşursun,kendi kudretinle değil..Bu durumda senin konuşman,kalplerin hastalıklarına deva,özlere şifa,akıllara da ziya olur.

Allah’ım! Bizim kalplerimizi nurlandır.Onların sana ulaşmasına delâlet buyur.Özlerimizi temizle,Sana yakınlaştır.Ve:

Bize dünyada iyilik ver.Ahirette de iyilik ver.Bizi cehennem azabından koru!..

Kaynak:Fethu’r-Rabbânî/Abdülkadir Geylani(k.s)