Allah Rasûlü (s.a.v) bir hadiste şöyle buyurmuştur:” Sizin için en korktuğum şeyler riya ve şöhrettir.”(Hakim) Riya ve şöhret alimlerin,abidlerin ve halkın gözünde itibar gören haslet ve hususiyetlere sahip olan kimselerin fitnesidir.Bu fitneye tutulan kimseler ilim,ibadet,hüner ve iyiliklerini halka göstermek,onların takdirini kazanmak ve övgülerine nâil olmak isterler.Bu istek onlarda Allahu Teâla’nın rızasını ve övgüsünü kazanma isteğinin yerine geçer ve ahrete yönelik bütün amellerinin sevabını yakıp mahveder.Çünkü bu insanlar,artık yaptıklarını Allah için ve ahiret için değil,nefis için ve dünya için yaparlar.

Şöhret kazanmak iki türlüdür:

Birincisi, Allahu Teâla’nın bir kulunu dinine hizmet ettirmek ve hayırlara vesile kılmak için meşhur etmesidir.Bu suretle hasıl olan şöhret,şükür gerektiren bir nimettir.Çünkü bu şöhret sayesinde Hakk’a hizmet etmek,halka nasihat etmek,hayır işlerini yapmak ve yaptırmak kolaylaşır.Peygamberlerin ve büyük alimlerin şöhretleri bu türdendir.

İkincisi,insanın bizzat şöhret peşinde koşması ve kendi kendisini meşhur etmeye çalışmasıdır.Bahanesi ne olursa olsun, şöhret arzusu duymak nefse ait şeytani bir duygudur.Ve bu şekilde kazanılan şöhret de kötüdür.

Hz. Ali(k.v) şöyle demiştir:” Selamet bulmak isersen kendini meşhur etme,nefsini yükseltme,amel ve meziyetlerini gizle,bunları teşhir emek için konuşma..”

Kaynak:İhyâ’u Ulûmid’dîn/İmam-ı Gazali(r.a)