pembe balık sürüsü

Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun, Abdullah İbni Mübarek’in hayatından şöyle bir sahne anlatılır:

Bir gün Abdullah İbni Mübarek’in kapısına bir dilenci gelmiş ve yiyecek bir şeyler istemişti. O sırada yiyecek olarak evde on adet yumurtadan başka bir şey yoktu. Abdullah İbni Mübarek (r.a) hizmetçisine, o on yumurtayı dilenciye vermesini söyledi. Hizmetçi yumurtaların dokuzunu dilenciye verdi, bir tanesini alıkoydu. Aynı gün güneşin batımına doğru bir adam geldi. Kapıyı çaldı ve içeridekilere seslendi:

-Şu sepeti alır mısınız!

Sesi duyan Abdullah İbni Mübarek (r.a), bizzat kendisi kapıya çıktı. O meçhul kişinin elindeki sepeti aldı, içeriye getirdi.Bir de baktı ki sepette yumurta var. Onları saydı, tam doksan tane idi. Bunun üzerine hizmetçisine döndü ve sordu:

-O bir yumurta nerede? Sabahki dilenciye kaç yumurta vermiştin?

Hizmetçi cevaben dedi:

-Dokuz yumurta vermiş, bir tanesini ise akşam yemek için alıkoymuştum.

Onun bu cevabı üzerine Abdullah İbni Mübarek de şöyle dedi:

-Bizi on yumurtadan mahrum bıraktın!

İşte onlar Allah ile muamelelerinde böyle idiler. İnanıyorlardı..Kur’an’da ve Rasûlullah’ın(s.a.v)  hadislerinde ifade edilen hakikatleri tasdik ediyorlardı.Hareketlerinde, tavırlarında, almalarında, vermelerinde, Kur’an’ın esaslarına aykırı davranışlarda bulunmuyorlardı. Aziz ve Celîl olan Allah ile alış-verişe giriştiler, karlı çıktılar. O’nun kapısını açık gördüler, hemen girdiler. O’ndan başkasının kapısını kapalı gördüler, orayı terk ettiler. Başkalarıyla alakalı hususlarda O’na uydular. O’nunla alakalı hususlarda ise başkalarına uymadılar. O’nun öfkelendiğine onlar da öfkelendiler. O’nun sevdiğini onlar da sevdiler. İşte bunun içindir ki bazıları şöyle der:

-İnsanlarla alakalı meselelerde Allah’a uy. Allah ile alakalı hususlarda ise insanlara uyma. Kırılan kırılır, gücenen gücenir. Doğruyu anlayıp hatasını telafi eden de, kemal ve olgunluk kazanmış olur.

Allah dostları, O’nun yolunda bulunmaktan bir an bile geri durmazlar. O yolda, hakkın daima üstün gelmesi için didinirler. Nefslerine ve başkalarına karşı hakka yardım ederler. Bu yolda hiçbir kınayanın kınaması onlara tesir etmez. Allah’ın hükümlerinin ve şeriatının ayakta tutulması hususunda hiçbir kimseden korkmazlar…

Kaynak:Fethu’r-Rabbânî /Abdülkadir Geylani(k.s)