Ağlayan tesettürlü kadın

Cennet ile cehennemi yaratmamış olsa bile, İzzet ve Celâl sahibi Allah, korkulmaya ve ümit beslenmeye layıktır. Sırf zatını ve rızasını talep ederek O’na itaat ediniz. Üzerinizde O’nun ne lütuf ve ihsanının düşüncesi bulunsun, ne de azabının endişesi. O’na kulluk; emirlerine boyun eğmek, yasakladıklarından kaçınmak ve takdiratına karşı sabırlı olmakla mümkündür. O’na dönünüz. Bir daha işlememek üzere günahlarınıza tevbe ediniz. O’nun huzurunda ağlayınız. Hem gözlerinizin yaşları, hem de kalp gözlerinizin yaşları ile O’nun için tevazu gösteriniz, O’nun huzurunda kendinizi hakir görünüz. Ağlamak bir ibadettir. Ağlamak, tevazuda mübalağa demektir.

Tevbe etmiş, salih niyete sahip olmuş ve temiz ameller işlemiş olarak öldüğün takdirde, İzzet ve Celâl sahibi Hakk’ın sana faydası dokunur. Allah mazlumların ahını alır ve mükafatlarını verir. Zira bu kapıda, O’na itaat edenlere merhamet ve dostluk gösterisi yapacak birisi bulunmamaktadır.

Sana dünyada da, ahirette de O’nun muhabbeti gerek, O’nun sevgisi gerek. O’nun muhabbetini kendin için en mühim şey addet. Muhabbet, yani Allah sevgisi sana behe-mehal lazım. Sana faydası dokunacak yegane şey odur. Her insan seni yine kendisi için, kendi menfaati için arar, ister. İzzet ve Celâl sahibi Hakk ise, seni bizzat senin için murad eder, senin için talep eder.

Kaynak: Fethu’r- Rabbânî / Abdülkadir Geylani(k.s)