içinde su ve çiçek olan ampul saksılar

Sufi asla cimri olmaz. Zira cimrilik yapacak bir şeyi kalmamıştır. O, Allah sevgisi, dostluğundan ve Allah ile yakınlığından gayri her şeyi terketmiş, kalbinden atmıştır. O, sahip bulunduğu mal, mülk ve servetin zahiren sahibidir. Kalbinde ise onlara asla yer yoktur. O, kazandığı dünyalıkları da kendisi için değil, başkaları için alır. Başkalarını faydalandırmak için alır. Zira kendi kalbi Allah’ın dışında bütün varlıklardan, bütün suret ve şekillerden temizlenmiş, arınmıştır. Diğer taraftan malumdur ki ancak malı bulunup kalbinde mal sevgisi taşıyanlar cimri olurlar.
Sufi, kendi malını mülkünü başkasının malı mülkü olarak görür. Zira onlardan hep başkalarını faydalandırmak ister. O halde, başkasına ait mal, mülk ile nasıl cimrilik yapılabilir ki?
Sufinin nazarında kendisinin düşmanı yoktur. O, bir mümini hiçbir zaman ve hiçbir suretle kendisine düşman olarak görmez. Sufinin kolay kolay dostu da olmaz. O, ne kendisinin övülmesine, ne de yerilmesine kulak asmaz. Çünkü her şeyi Allah’tan bilir. Nail olduğu ihsanları da, zararı da, faydayı da..Hayatla sevinmez. Ölümle kederlenmez. Onun ölümü, Izzet ve Celal sahibi Rabbinin ona gazaplanması, hayatı da ondan razı ve hoşnut olmasıdır. İnsanlar arasında bulunduğu zamanlar ürkektir. Yalnızlık halinde ise (halvet) Allah ile ünsiyet (yakınlık) halindedir. Onun yiyeceği, Aziz ve Celil olan Rabbinin zikridir. İçeceği de O’nunla ünsiyet şarabındandır..
Kaynak: Fethu’r-Rabbani / Abdülkadir Geylani (k.s)