pencere önündeki pembe çiçekler

İnsanoğlu hevanın, nefsin, kör tabiatın ve şeytanın baskın gelmesi neticesinde Allah’a karşı perdelenebilir. Allah’ı tamamen unutup yalnız insanlarla haşır-neşir olan bir kişi haline gelebilir. Önceleri kendisinde mevcut bulunan Allah’a bağlılık hali kalmayabilir. Bu bakımdan dünya hayatında dikkatli olmak gerekir. İşte bunun içindir ki, Allah dostları daimi bir hüzün içinde bulunurlar. Hiçbir zaman akıbet hallerinden emin olmazlar. Esasen kim ki bu dünyada bir eminlik içinde bulunursa bilsin ki, büyük bir cahillik etmiş olur.

Ey Oğul! Dünya hayatında akıbetinden hiçbir an eminlik içinde bulunma. Daima Allah’a dayan, O’na güven. Eğer böyle yaparsan Allah seni kendisine yakınlaştırır. Sana hakikatleri öğretir. Seni yedirir, içirir, eşyayı olduğu gibi müşahede ettirir. Sana hakikatlerin kapılarını açar. Seni kendi fazl ve yakınlık sofrasına oturtur. Önüne nimetler serer. Buna karşılık, senin de bu hayatta asla eminlik içinde bulunmamanı ister. 

Bu dünya hüzün yeridir. Şimşek bir parlayıştan ibarettir. Çok kere hemen peşinden yağmur gelir.

Kul, Aziz ve Celil olan Allah’a yakınlaşır. Allah’a yakınlık, ancak ilahi hükümleri tatbikten sonra olur. Allah’ın emirlerini, yaşayışına tatbik ettikten sonra olur. Kuran’ın açıkladığı, Peygamberimiz aleyhisselamın da yaşadığı güzel ahlakla ahlaklandıktan sonra olur.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)