Dua etmek ibadettir, çünkü dua Allahu Teâlâ’ya olan ihtiyacı izhar ve itiraf etmektir. 

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz  “Dua ibadetin kendisidir.” buyurdular ve sonra şu ayeti okudular: “Halbuki Rabbiniz: Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir.(Mümin,60)” buyurdu.

“Şüphesiz sizin Rabbiniz haya eder (yani dilekte bulunan kuluna verir), ikramı boldur, kulunun (dua için) kalkan ellerini boş çevirmekten haya eder.” (Hadis, İbn-i Mace)

“Kim Allah Subhanehu’ya dua etmez, (ve O’ndan dilekte buklunmaz) ise Allah o kimseye gazap eder.” (Hadis, İbni Mace)

“Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah’a talep edilen (dünyevi şeylerden) Allah’ın en çok sevdiği afiyettir. Dua, inen ve henüz inmemiş olan her çeşit (musibet ) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyleyse sizlere dua etmek gerekir. ” (Hadis, Tirmizi)

“Biriniz acele edip “Ben Rabbime dua ettim; ama duamı kabul etmedi.” demedikçe duası kabul olunur.

“Allah (c.c), dua eden her kuluna icabet eder. Bu icabet ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır; yahut da dua ettiği miktarınca günahından hafifletilmek suretiyle duası makbul olur. Yeter ki günah talep etmemiş, sıla-ı rahimin kopmasını istememiş olsun ya da acele etmemiş olsun.”

“Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz özlü duaları tercih eder, diğerlerini bırakırdı. (Hadis, Ebu Davud)

Kaynak: Gönül İncileri