kapıdaki adam ve yunus emre yazısı

Ya Rabbi,

İçinde kıvrandığım aşkın narına artık beni yakma. Rasûlün aşkına, Cibril-i Emin aşkına, aşka kanat açmış her pervanenin aşkına. Ben sana ereyim diye dilencilerden himmet dilenen bir garibim. Başım bu ağır yükün hamline dayanamaz.. Sensiz yola girsem adım atmaya takatim olmaz. Can mülkümde gücüm, kuvvetim sensin. Gönlüm, gözüm, aklım, bedenim ancak seninle karar kılar. Dosta gitmek isteyenin can kanadı açık olur. Sevgili, uğruna kendinden geçeni bir doğana çevirir. Keklikler sürüsüne bir avcı gibi salar ve artık o doğanın pençesinden hiçbir kuş kurtulamaz. Ben senin aşkına talibim. Beni doğanların pençesine takma. Can tenimde her damla kanım sana fedadır. Ama kanımı canıma haram etme. Beni bağışla. İçine düştüğüm çukurdan miski ambere tebdil et. Fani aşkların dikenlerini ayağıma batırma. Beni ahad diyemeyeceğim sıcak kumlara batırma. Halimin acizliğini acizlerin Azze ve Celle’si olan sana arz ettim. Beni cismani duygularla oyalanır vaziyette bırakma. Seni ararım dağda taşta. Gören deli sanır. Kaç zamandır hamallık yaparım sana varayım diye. Sıratın basamaklarına koysam cennete ulaştıracak köprü olurdu sırtımdan geçen dallar. Lakin cennet değil muradım. Ne dermeye adımım var ne ermeye. Cismimden canımdan geçtim, cananı ararım. Kapını aç bana, vurma kilidini, açılmaz eyleme kapını üzerime. Yokuş eyleme vuslatımın yolunu. Beni seninle oyala, kendimle başbaşa bırakma. Bırakma beni Allah’ım..

Kaynak: Aşka Ağlayan Derviş / Mahmut Ulu