kitap

Bu zaman sükût zamanıdır. İnsan iki küçücük şeyin rehini olmuştur; biri yürek diğeri de dildir. Gerçi insanın sözlerinde kerametler vardır. Fakat belalardan kurtuluş susmaktadır. Dil insanın ölçeğidir. Bir arslandır ki, zincirden boşanması ziyan doğurur. Susmak vakarın kisvesi ve yaşamaya yetecek bir nimettir. Konuşmadıkça sözün tesirli olur. Konuştukça da sözün tesiri gider ve ona hükmedemezsin. Az konuşmak azardan emniyettir. Kimin sükutu uzun olursa onun kadri güzel olur. Kim her zaman insanların ayıplarını örterse onun da ayıpları örtülür ve kalplerin sevgilisi olur.

Kim gıybet ve koğuculuk (laf taşıyıcılık) ederse, o bütün insanların nefretini kazanır. Çok konuşmak ayıp ve ar, dilini tutmaksa şeref ve vakardır. Dilin sükutu emniyet ve kalbin sükutu da irfan sebebidir. Dilin tehlikesi çoktur, zira o hedeften şaşmaz, hata etmez bir oktur. Diş taş, dil çakmak ve söz ateştir ki, söyleyen ahmaktır. Bu ateşten sözü dinleyen de ya pamuk dükkanı ya da barut deposudur. Şu halde pamuk ve baruta çakmak çakan, divaneden başka bir şey değildir.

Üç şey bütün afetleri üzerine çeker: Biri şaka, diğeri mizah, öbürü de boş laftır.

Gıybet edenin ve koğuculuk yapanın azabı şiddetli olur. İnsanlardan ve onların Rabbinden de uzak olur. Çok konuşmak dostlara halel getirir, yanlışlık ve bıkkınlık doğurur. Fazla laf ayıpları meydana çıkarır ve kalplerin düşmanlığını tahrik eder.

Kim acı konuşursa, ondan dostları nefret eder. Gıybetle ahbaplık  korkunç bir rezalet ve her yönden ağır bir utançtır. İnsanların en akıllısı kısır çekişme semtine uğramayan ve ahmakların işkence olan konuşmalarına karşı suskunluk sınırını aşmayandır. Sormanın kadri, bir nimetin kıymetinden daha fazladır. Hoş bir kelimenin faydası onu söyleyene aittir. Eğer bir sözde abartma ve sunilik varsa, kurtuluş onu söylememektir. 

Mizah dalkavukluk afetidir ve yapılan iyiliği başa kakmak da cömertliğin felaketidir.

Konuşursan doğru konuş. Söz verirsen yerine getir. Yumuşak söz ve selamın yayılması üstün sünnetlerdendir. Yine yumuşak söz ve çokça selam vermek halkın sevgisini kazandırır. Devamlı güzel sözlü olmak insanı isteklerine ulaştırır. Dilin doğruluğu, insanın kurtuluş ve güvenliğidir. Çok laf dinlenme bıkkınlığı verir ve çok israr caydırma sebebidir. Sükutun çokluğu da vakarın sebebidir. Çok gülmek hafiflik ve ardır. Çokça mizah da, ithamları üzerine çeker. Yine çok gülmek kalbi öldürür. Çok şaka cahillik işaretidir. Lafız çokluğu mana eksikliğindendir.

Susmak aklın hoş zineti ve cehaletin örtüsüdür. Güzel sözlü ve güleç yüzlü ol! Asla yalan söyleme, kendini rezil etme. Dili tatlı olan gönüllere taht kurar. Çok gülenin heybeti az olur. Mizahı çok olanın aklı hasta olur. Muhabbeti lazım olan, sözü yumuşak olandır. Gülmesi çok olanın kalbi ölür. Yalanı çok olanın doğrusu kesatlaşır. Sözleri doğru olanın güzelliği artar. Lafı az olanın günahları da azalır. Gıybet eden ve koğuculuk yapan yerilmiştir. Kendisiyle ilgisi olmayan şeylerle meşgul olan, ilgili olduğu şeylerden ayrı düşer. Çok şaka yapanın değeri ve itibarı azalır. Halktan şikayet eden Hakk’tan şikayet etmiş olup şükürsüz olur.

Gizlileri, ayıpları araştıran kalplerin sevgisini kazanamaz. Kendini öven, kendini bıçakla kesmiş olur. Nefsini yeren selamet bulur.

Susup da güvenlik ve kurtuluş bulan, konuşarak çok şey kazanandan farksızdır. Sözlerin doğruluğu, hal ve hareket inceliği, davranış güzelliği bahtiyarlık işaretidir. Kişi, diliyle insandır. Oysa ki, dili kendisine düşmandır. Cevabı kötü olan şeyleri söylemek, sonunda pişmanlık doğurur. Akıllı olanın, cahile güzel muamele ile yüzüne karşı yumuşaklık ve dostluk göstermesi, doktorun hastasına yaptığı muamele gibi onun aklına uygun olanı söylemesi lazımdır. Dedikoduyu bırakan gönül hoşluğunun ne olduğunu anlar. 

Susmak, zinet ve vakardır. Yalan, ayıp ve kara bir lekedir. Susmanın faydaları uçsuz bucaksızdır. En basit menfaati semayeyi kurtarmaktır. Canın mahvolması dilin ucuna bağlıdır. 

Sırrını sen sakla ki, sır emanet edilmez. Sırrını emanet eden selamet bulamaz. Sırrını saklarsan başın esenlikte olur. Sırrını açığa vurmanın sonu pişmanlıktır. Dostundan hiçbir şeyi esirgeme, lakin ona her sırrını söyleme..

Kaynak: Mârifetnâme, syf. 293, 294, 295 / Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz. (k.s)

Reklamlar