fincan kitap

Es-selâmü Aleyküm Kardeşlerim,

Bugünkü konumuz “İlahiyat Kitapları”..

Bu yazı farklı bir yazı da olabilirdi..İlahiyat kitaplarının yazı dili ve içeriğinin güzelliğinden ve dini kavrama noktasındaki öneminden dem vurabilirdik mesela..Maalesef ki mümkün değil..Hiç ama hiç mümkün değil..Şimdilik..

İlahiyat Fakülteleri dini temsil ve tebliğ eden, insanlara dini sevdirerek öğreten insanların yetiştirilmesi gereken kurumlar diye düşünülür. Böyle olması gerekir. Bu öğrencilerin bu kıymetli vazifeyi yapabilmeleri için öncelikle kendilerinin dini en doğru şekilde öğrenmeleri icap eder. Mantıken izlenmesi gereken yol budur..Ama bu iş öyle zannettiğiniz kadar kolay bir iş değil…

İlahiyat kitapları adeta okuyanların dini öğrenmeleri için değil öğrenmemeleri için hazırlanmış. Dini sevdirmek, sevdirerek anlatmak için değil, dinden ve dini kitaplardan soğutmak için yazılmış. Cümle başlıyor başlamasına da bitmek bilmiyor, tutabilene aşkolsun..Hadi uzunluğunu geçtik, ya o ağdalı anlaşılmaz cümle kalıplarına ne demeli? İlahiyat kitaplarını anlatmaya cümleler kifayetsiz kalıyor,  yetmiyor..

Bakınız İslam Ahlak Esasları kitabından tek bir cümle:

“Bu sebeple batı düşüncesinde siyaset ve hukuk düşüncesinin ahlak felsefesinin bir alt başlığı olarak ele alınması veya Hegel örneğinde görüleceği gibi, hukuk felsefesinin ahlakı ikame etmesi, modern dönemde ortaya çıkan bir gelişmenin, siyaset merkezli bir oluş ve oluşum sürecinin bir neticesi olarak anlamını ve konumunu kazanmaktadır.”

Sayın Yetkililer!

Peygamber (s.a.v) Efendimizin dini anlatma ve tebliğ şekli bu değildi. Uzun cümleler kurmaz, az ve öz kelimelerle karşısındakilere hitap ederdi. Dini anlaşılmaz değil, anlaşılır kılmak için çaba sarfetmiştir. Kolaylaştırmıştır, zorlaştırmamıştır; sevdirmiştir, nefret ettirmemiştir. Keza kendisinden sonra gelen kıymetli alim ve evliyalar da aynı yolu izlemişlerdir. Dinimiz karmaşık ve anlaşılması zor bir din değilken bu yaptığınız üzerinize vebaldir..

Allahu Teâlâ her kuluna farklı yetenekler bahşetmiştir.  Bir insanın bir konuya derinlemesine vakıf olması sahip olduğu bilgiyi aynı düzeyde aktarabileceği anlamına gelmez. Öğrenmek ve öğretmek farklı kabiliyetler gerektirir. Siz yetkililere naçizane tavsiyemdir ki, bu kitapları oluşturan kurulları doğru şekilde oluşturunuz.  Peygamberimizin (s.a.v) emrine uyarak işi ehline veriniz. Bu konu hakkındaki yoğun şikayetleri dikkate alınız..

Bu yazının linkini Twitter üzerinden Cumhurbaşkanına, Başbakana ve gerekli yetkililere ulaştırmaya çalışacağım. Biz aciz kulun gücü ne kadarına yeterse..Gayret biz kullardan, takdir Yüce Rabbimizdendir..Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca