Hz Aişe (r.a)

Müslüman kadınlar içinde Hz. Âişe validemizin çok seçkin bir yeri vardır. O, Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi ve sellem)’in en yakın arkadaşı, Hz. Ebu Bekir (Radıyallâhu anh)’ın kızı, Resûlullah’ın Hz. Hatice’den sonra en çok sevdiği ikinci eşidir.

Hz. Âişe validemiz Mekke-i Mükerreme’de doğdu. Medine-i Münevvere’de vefat etti. Küçük yaşta okuma yazma öğrendi. Son derece zeki, bilgi ve hayâ sahibi idi. Peygamberimiz (sav)’i çok sever, O’nu hiç üzmez, kırmaz ve çok mesut ederdi. O’nun zekâsına, yüce ahlakına ve ilmine hayran olmamak mümkün değildi. Öğrendiği hiçbir şeyi unutmazdı.

O, kadınlarla ilgili pek çok meseleyi Peygamberimize sorar, Müslüman kadınlar da onun vasıtasıyla mevzuyu öğrenirlerdi.

Medine-i Münevvere’de Resûlullah (sav)’ın gazalarına katılır, diğer sahabe kadınları gibi yaralıların tedavi ve bakımlarıyla ilgilenirdi.

Hz. Âişe, Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem)’den en çok hadis rivayet edenlerin ilk altısı içinde ve fıkıh ilminin kurucuları arasında yer almıştır.

Peygamber efendimiz (sav) vefat etmeden önce Hz. Âişe validemizden razı olduğunu söylemiş, ona dua etmiş, hatta onun odasında vefat etmiş ve orada defnedilmiştir. Peygamberimizin vefatından sonra da o, Ashab-ı kiramdan, müminlerin annesi olarak büyük hürmet görmüştür.

Hz. Âişe validemizin dört halife döneminde İslam’a büyük hizmetleri oldu. Vefat edince Peygamberimizin yanına defnedilmek istiyordu. Hz. Ömer (Radıyallâhu anh) bir suikast sonucu şehit edilince, Hz. Âişe kendisi için düşündüğü bu yere Hz. Ömer’in defni için müsaade etti. Böylece “Ömer’i kendime tercih ederim.” diyerek büyük bir feragat ve kadirşinaslık gösterdi.

Peygamberimizin dâr-ı bekâya irtihalinden 47 yıl sonra vefat edince vasiyeti üzerine Cennetü’l-Bâkî kabristanına defnedildi.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2