kadere elhamdülillah

Ey oğul! Kader oluğunun altında uyu. Bunu sabra yaslanarak, kadere gönülden rıza göstererek, felaha erme ümidi içinde ibadet ederek yap. Eğer böyle olmaya devam edersen, Allah mukadder olan şeyleri kendi lütuf ve ihsanından sana gönderir. Hem de senin isteyemediğin ve temenni edemediğin güzel ve hayırlı şeyleri..

Ey Ahali! Kadere rıza gösteriniz. Kadere rıza gösteren Abdülkadir’e kulak veriniz. Kadere rıza göstermiş oluşum beni Allah’a ulaştırdı.

Ey Ahali! Geliniz, Aziz ve Celîl olan Allah’a boyun eğelim. O’nun takdirine, O’nun fiiline boyun eğelim. Gerek zahiren, gerekse batınen O’na itaat edelim. Kadere rıza gösterelim, muvafakat edelim. Kader özengisine basarak yürüyelim. Zira kader bize Allah’ın gönderdiği elçidir. Gönderenin hakkı için ona ikram edelim, boyun eğelim. Eğer kadere karşı böyle davranırsak o, beraberliğinde bizi Allah’a götürür.İşte bu noktada ve bu halde; nusret, hakimiyet ve dostluk hak olan Allah’ındır. Kadere kayıtsız şartsız rıza gösterme noktasına geldiğin ve Allah’ın dostluğuna hak kazandığın zaman O sana kendi ilim deryasından içecek, lütuf sofrasından yiyecek verir. Fakat bu hal milyonlarca insandan ancak pek az ve nadir kişilere nasip olur..

Kaynak: Fethu’r-Rabbâni, syf. 25 / Abdülkadir Geylani (k.s)