yarına bırakmak

Vah sana ki, ömrün tükeniyor fakat senin haberin yok. Bu ahiretten kaçış ve hep dünyaya yöneliş böyle ne zamana kadar devam edecek? Yazık sana! Senin rızkını senden başkası asla yiyemez. Senin cennetteki veya cehennemdeki yerinde senden başkası asla mesken tutamaz. Hiç şüphe yok ki, şu halinle gaflet sana mâlik olmuş. Hevâi arzular seni esir etmiş. Bütün düşüncen, bütün himmet ve gayretin yemek, içmek, evlenmek, uyumak ve diğer emellerine nâil olmak üzerinde dolaşıyor. Helal haram demeden tıkıştırdıktan sonra, senin himmet ve gayretin, imansızlarla münafıkların himmet ve gayretlerinin aynıdır. Senin kalbinde ne hâkim ise dinin işte odur. Senin en başta gelen dinin kalbinde olandır.

Ey miskin! Kendine ağla. Şu perişan haline ağla. Mesela çocuğun ölürse adeta üzerine kıyamet kopuyor. Fakat dinin ölüyor, dininin esasları ayaklar altında çiğneniyor da sen hiç aldırış bile etmiyor, bu duruma hiç ağlamıyorsun. Sana müvekkel melekler, senin dininin esasları hususundaki bu hüsranını gördükçe sana ağlıyorlar..

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)