Mümin ne bu dünya ile tatmin olur ne de ondakilerle. O, dünyadaki nasibini alır. Fakat kalbi ile de İzzet ve Celâl sahibi Hakk’a doğru meyleder. Kalben O’na güvenip dayanır. Mümin bu hayatta, Allah ondan dünya hırs ve emellerini uzaklaştırıp kalbinin kendi huzuruna izin vereceği zaman kadar kalır. İyice kemâle erince, özünün elçiliği vazifesiyle, kulunun kalbinin kendi huzuruna yükselmesine izin verir. Kulun özü yani batını kalbe, kalp de nefs-i mutmainneye ve itaatkar uzuvlara çıkar..

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî, syf. 319 / Abdülkadir Geylani (k.s)