kırmızı tek lale

İmam Şah Ebû Şücâ el-Kirmânî şöyle der:

“Allahu Teâlâ’ya çokça ibadet etmeye çalışanlardan hiçbir kimse, Cenâb-ı Hakk’ın seçkin kullarına muhabbet etmekten daha çok sevap kazanmış olamaz. Çünkü Allah’ın seçkin kullarını (evliyâullahı) sevmek, Cenâb-ı Hakk’ı sevmenin bir delilidir.”

Ebu’l-Kâsım el-Kuşeyri de şöyle der:

“Şeyhlerin kalplerinin bu yola girmek isteyen müridi kabul etmesi, o müridin bahtiyarlığına en doğru bir delildir. Her kimi şeyhlerden birinin kalbi reddederse – bir müddet sonra olsa bile  – şüphesiz ki onun sonucu görülür. Her kim de Allah’ın seçkin kullarına hürmet ve hizmet etmekten mahrum olursa muhakkak ki bedbahtlığını ortaya koymuş demektir. Bu ise şaşmayan bir kaidedir.” demiştir.

İbnî Haceri’l-Heytemi de demiştir ki:

“Allahu Teâlâ’nın seçkin kullarını ve onlardan zuhura gelen olağanüstü halleri inkar edenlere ceza olarak Peygamber (s.a.v) efendimizden sahih olarak rivayet olunan şu hadis-i kutsî kâfidir:

“Allahu Teâlâ buyurur ki: “Her kim benim bir veli kulumu incitirse, ona harp ilan ederim.” Allah’ın kendisine harp ilan ettiği kimse de asla felah bulamaz.

Ulema-yı kiram, Allahu Teâlâ’nın evliyaya saygısızlık edenle faiz yiyenlerden başka günahkarlara harp ilan etmediğini bildirmişlerdir.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk