Kalp dünya sevgisinden sıyrıldığı ve Hakk’ın yakınlığına misafir olduğu zaman insanlara iltica etmekten, insanlara dayanıp güvenmekten ve kendini onlara masum göstermekten kaçınır. Hem de ta Arş-ı A’lâ’dan yerin dibine kadar olan mahalde Allah’tan başka bir şeye dayanıp güvenilmesini asla hoş görmez. Öyle ki, esasen onun nazarında sanki mahluklar yaratılmamıştır. Sanki Allah hiç bir şeyi yaratmamıştır. Sanki bu kalbin sahibinden başka bir mahluk daha mevcut değildir. Sanki bir Allah vardır bir de kendisi. Bir tek seven, bir tek sevilen. Bir tek tâlip, bir tek matlûb. Bir tek zikreden, bir tek de zikrolunan. Başkasını asla görmez.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî, syf. 483-484 / Abdülkadir Geylani (k.s)