küpe çiçeği

Damure, Ebû Habib (r.a)’den naklen, Rasûlullah (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:

“Melekler, Allah’ın kullarından bir kulun amelini yükseltirler. Gözlerinde bu amel çoktur. Onu tezkiye edip temiz görürler. Bu ameli, Yüce Allah’ın saltanatı altında dilediği yer kadar çıkarırlar. Bu sırada Allahu Teâlâ onlara şöyle vahyeder:

“Siz kulumun amelini korumaya memursunuz. Halbuki ben onun içinde saklı olanları gözetirim. Bu kulum amelini benim için, samimiyetle yapmadı. Onu cehennemliklerin arasında yazın.”

Bu arada, Allah’ın kullarından bir başka kulun amelini de yükseltirler. Ama bu ameli azımsarlar, küçük görürler. Allahu Teâlâ o meleklere şöyle buyurur:

“Siz kulumun amelini korumaya memursunuz. Ama ben onun özünü gözetirim. Bu kulum amelini benim için, samimiyetle, halis olarak işledi. Onu üstün olan cennetlikler arasına yazın.”

Allah (c.c) rahmet eylesin; Cüneyd (r.a) şöyle dedi

“İhlas, Allah ile kulu arasında bir sırdır. Onu bir melek bilmez ki yazsın, şeytan bilmez ki bozsun. Yersiz bir arzu dahi onu eğemez.”

Allah (c.c) rahmet eylesin; Ebû Hasan Buşencî (r.a) şöyle dedi:

“İhlas odur ki: Melekler onu bilip yazamaya, şeytan o hali bozamaya, insan o hali bilemeye.”

Kaynak: Günyet’üt-Tâlibin / Abdülkadir Geylani (k.s)