lale ve zikir

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz:

“Zikrullah kalplerin şifasıdır.” buyurur. (Kenzü’l-Ummâl, c.1, s.414, h.1751)

Her şeyin bir şifası vardır. Gönüllerin şifası da Allahu Teâlâ’yı zikretmektir. İnsanlar maddi ve manevi şifaya muhtaçtırlar. Cenâb-ı Hakk’ın yaratmış olduğu birçok şeyde çeşitli hususiyetler vardır ki, onlar maddi hastalıklar için birer şifa vesilesidir. Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmek ise manevi hastalıkların izalesi için en gerekli çaredir. Zinde bir kalbe, uyanık bir ruha, mesut bir hayata nâil olmak isteyenler zikre devam etmelidirler. Zira zikrullah kalplerin şifasıdır. O, yaraya sürülen merhem gibidir. Hakk Teâlâ’nın zikri senin canına dost olursa sende köşk, saray muhabbeti olmaz. Çünkü Allah (c.c)’ın zikredilmesi gönüldeki mâsiva sevgisini yok eder. Cenâb-ı Kibriyâ’nın zikrinden bir an gafil olursan, o anda, o nefeste şeytana sahip olursun. Şeytan, zikrullahın yapıldığı anlarda müminin yanından firar eder. Müminin gafil olduğu anda ise ona musallat olmaya çalışır. Cenâb-ı Hakk’ın zikri, ruhu insaniyeye gıdadır. Ruh ancak zikrullah ibadetiyle cananını bulur.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk