Pembe lalem

Kim Allahu Teâlâ’ya lâyıkıyla kul olursa, Allah’ın koruması altında olur. Kim Allah için severse, Allah’tan başkasını görmez. Kim Allah’ın yoluna girerse Allah’a ulaşır. Kim Allah’a ulaşırsa Allah’ın himayesinde yaşar. Kim Allah’a özlem duyarsa Allah’a aşina olur. Kim masivayı terk ederse, Allah ile saf ve katışıksız anlar yaşar.

Azizim! 

Allah’ın kapısını sürekli çal ve O’na sığın! Tevekkül et, Allah’a dön! Bu meşakkat ve sıkıntı yurdunda O’na dönmezsen, ya buluşma anında ne yapacaksın?

Ya nimet yurdunda nasıl olacak, bir düşün! Ya perde kaldırıldığında nasıl olacak, bir düşün! Bu, uzaktan seslendiği andaki durumdur. Ya tecelli edip bizzat göründüğün an nasıl olacak, bir düşün! Sufiler müşahede içindedirler ve vuslat denizleri onlara gelip ulaşmıştır.

Azizim!

Aşıklar, ağaçlarda uyumayıp seherlerde gizlice sevgilisiyle konuşan kuşa benzerler! Onların kalplerini kurbiyetin kokusu sarıp sarmalar ve Rablerinin özlem ve hasretiyle yanarlar.

Onları “Siz beni teslimiyetle ve bütün işlerinizi bana bırakmak suretiyle anın ki, ben de sizi en uygun tercihle anayım!” hitabının kokusu sarmıştır. Bunun beyanı, Yüce Allah’ın şu kavlidir:

“Kim Allah’a güvenip dayanırsa, O, kendisine yeter.” (Talak sûresi, ayet 3)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2