yeşil saplı pembe gelincikler

Ey kendini isteyeni reddeden gafil! Sen yalnız seni talep edeni ara. O’na talip ol. Yalnız seni seveni sev. Yalnız sana müştak olanla iştigal et. Aziz ve Celil olan Allah’ın şu kelamını işitmedin mi?

“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler.” (Mâide sûresi, ayet 54)

Yine sen şu kudsî hadiste ifade edilen hususu işitmedin mi? Allah (c.c) buyuruyor:

“Ben size kavuşmaya müştâkım.”

Şanı yüce olan Allah seni kendine kulluk etmen için yarattı. Oyuna dalma. O, seninle sohbeti murad etti. Öyleyse O’ndan başkasıyla iştigal etme. O’nun sevgisinin yanına bir başkasının sevgisini getirme. Eğer O’ndan başkasını sırf merhamet ve lütuf duygularıyla seversen bu câizdir. Nefslerin sevgisi câizdir. Fakat kalplerin ve özün Allah’tan başkasını sevmesi câiz değildir.

Vaktiyle Âdem aleyhisselâmın kalbi cennet sevgisiyle iştigal edip orada ebedi kalma sevdasına düşünce, Allah (c.c) hemen onu oradan ayırdı. Yasak meyveyi yemiş olması bahanesiyle cennetten çıkardı. Yine kalbi Hz. Havvâ’ya meylettiğinden onunla ikisini ayırdı ve Âdem aleyhisselâm Serendip’te, Havvâ validemiz de Cidde’de olmak üzere her birini uzak diyarlara attı.

Aynı şekilde Yakup aleyhisselâm kalbini oğlu Yusuf aleyhisselâma bağladığı için Allah (c.c) uzun bir müddet onları birbirinden ayırdı.

Yine Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kalbi, ufak bir meyille Hz. Âişe’ye meylettiği için bilinen hadiseler vukua geldi. Bühtanlar edildi, iftiralar atıldı. Günlerce onu görmeden yaşadı.

Sen, yalnız ve münhasıran Allah ile iştigal et. O’nun gayrisi ile asla iştigal etme. O’ndan başkası ile ünsiyet etme. İnsanları ve diğer varlıkları kalbinden çıkar. Kalbini yalnız O’nun için boşalt. Ey muattal insan! Ey tembel ve miskin insan! Ey hakikatleri kabul etme hassası kıt olan insan! Eğer söylediklerimi tutar ve onlarla amel edersen kendi lehinedir. Hemen onlarla âmil ol. Yok, eğer onlarla amel etmezsen, Allah’ın öfkesi ve rahmetinden mahrumiyet senin üzerindedir. Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur:

“Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, yaptığı kötülük de kendi aleyhinedir.” (Bakara sûresi, ayet 286)

Yine şânı mübarek ve yüce olan Allah buyurur:

“Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Eğer kötülük ederseniz yine kendinize kötülük etmiş olursunuz.” (İsrâ sûresi, ayet 7)

Her nefs, yarın güzel amellerinin sevabı ile cennette, kötü amellerinin cezası ile de cehennemde karşılaşacaktır.”

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

tasavvufokulu not:

Gavsu’l Âzam, Sultanü’l Evliya, eş-Şeyh es-Seyyid Abdülkadir Geylani (k.s) Hazretlerinin bu sözlerinden başkalarını sevmememiz gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Bilakis, Allahu Teâlâ’nın yaratmış olduklarını yine O’nun rızası için ve rızasına uygun şekilde çok seversek Rabbimiz bundan ziyadesiyle razı ve hoşnut olur. Burada dikkat çekilen sevmenin şekli, ölçüsü ve  hiçbir sevginin Allah (c.c) sevgisinden üstün tutulmaması gerektiğidir.