masal

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“İnsanın (dini ve dünyası bakımından) ihtiyaç duymadığı şeyleri (yani malâyanîyi) terk etmesi onun Müslümanlığının güzelliklerindendir. “

Hadis Kaynak: İbni Mâce, Fiten h.3976; İbni Hanbel, c.1, s.201; Tirmizî, c.4, Zühd 11, h.2317.

“Kim malâyanî konuşmaların çok olduğu bir yerde oturur da, oradan kalkmazdan önce şu duayı okursa bu yerde oturmaktan hâsıl olan günahından arınmış olur:

Subhânekellâhümme ve bihamdike eşhedü en lâilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbü ileyke.

Anlamı: Allah’ım! Seni hamdinle tesbih ederim. Senden başka ilah olmadığına şehadet ederim. Senden mağfiret diler ve sana tevbe ederim.

Hadis Kaynak: Tirmizî, c.5, De’avât 38, h.3433

İnsanın dini ve dünyası bakımından ihtiyaç duymadığı şeyleri terk etmesi, Müslüman’a yakışmayan söz, fiil ve düşünceleri bırakması demektir. Malâyanînin asıl manası; Müslüman’ın din ve dünya açısından muhtaç olmadığı ve Allah’ın rızası bakımından da yararlı olmayan şey demektir. Bu itibarla lüzumsuz konuşmalar ve gereksiz tüm hareketler bunun kapsamı içindedir.

Söylediğin takdirde bir günaha girmen ve herhangi bir zarara uğraman söz konusu olmayan tüm konuşmalar “malâyanî” nin içeriğine dahildir. O halde bu türlü konuşmalar gereksizdir.

Hülasa; haram, mekruh ve faydasız mübah şeyler, söz olsun veya hareket olsun hepsi birdir. Müslümanın zamanını bu gibi şeylerle geçirmemesi, onun iman ve Müslümanlığının güzelliklerinden sayılır.

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ