ramazan ve oruç

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Âdemoğlu’nun işlediği her iyilik (hayır, ibadet ve mükafat yönünden) on mislinden yedi yüz misline (Allah’ın dilediği sayıya) kadar arttırılır. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: Fakat oruç böyle değildir. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben veririm. Oruçlu kişi şehvetini ve yemeğini benim için bırakır. Oruçlu için iki sevinç vardır: Birinci sevinç iftar vaktindeki sevincidir. İkinci sevinci de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. (Yemin olsun ki) oruçlunun ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.”

(Müslim, c.1, Sıyam 164 (1151); İbni Mâce, c.1, h.1638)

“Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “Ben oruçluyum!” desin (ve ona bulaşmasın).

(Buhârî, Savm 2,9; Müslim, Sıyâm 160 (1151); Muvatta, c.1, Sıyâm 58; Tirmizî, Savm 55, h.764; Nesâî, c.2, Sıyâm 41; İbni Mâce, Sıyam1, h.1638 ve Edeb 58, h.3823)

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ