Akıbet

Amr b. Dinar (r.a)’ın şöyle dediği anlatılır:

“Medine halkından biri vardı. Medine civarında bir kız kardeşi yaşıyordu. Hasta oldu. Onun ziyaretine hep gider gelirdi. Sonra öldü, götürüp kabrine gömdü. Dönüşte kesesini mezarlıkta unuttuğunu anladı. Yanına bir yardımcı arkadaş aldı, birlikte kabre gittiler ve keseyi bulup aldılar.

Bir ara birlikte gittiği arkadaşına şöyle dedi:

Sen şöyle yan dur, kardeşimin mezarına bakacağım.

Mezarın bir kısmını açtı, bir de baktı ki kabir ateş içinde yanıyor. Hemen kabri kapatıp doğruca anasının yanına gitti ve sordu:

Kardeşimin durumunu bana anlat! Hayatta ne gibi hatalar yaptı?

Annesi şöyle anlattı:

Kardeşin namazını ertelerdi. Namaz kılsa bile temizliğe tam uymazdı. Sonra komşular yatarken onların kapılarına kulak verir konuşmalarını dinlerdi. Gündüz olunca da gece dinlediklerini komşulara yayardı.

Evet, bu kadının yaptığı işin adı “nemime”dir yani koğuculuk ve söz gezdirmektir. Koğuculuk ise kabir azabına bir sebeptir. Kabir azabından korkanlar koğuculuğu bırakmalıdırlar ki, kabir azabından kurtulsunlar ve Münker-Nekir’in sorularına da kolay cevap versinler.

Allahu Teâlâ buyurdu:

“Allah müminleri dünya ve ahiret hayatında, sağlam sözde sapasağlam tutar.” (İbrahim Sûresi, ayet 27)

Kaynak: Tenbîhü’l-Gâfilîn, syf. 41-42