sabr

Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de buyurur ki:

“Ey iman edenler, sabrediniz ve sabır yarışında bulununuz. Hevânıza muhalefette sabredici olunuz. Küffara karşı durup onları def ediniz. Allahu Teâlâ’dan gereği gibi korkunuz ki, felah bulasınız.” (Âli İmran sûresi, ayet 200)

Bu mübarek ayet-i kerime, insanlık alemi için her hususta büyük esastır. Alûsi Hazretleri Rûhu’l-Meâni isimli tefsirinde, bu ayeti on iki manaya ayırmıştır. Biz bu anlamlardan birkaç tanesini zikredelim:

1- Taatları ifa etmek,

2- İsyan ve günahtan kaçınmak,

3- Muharebede düşmana karşı sabır ve metanet,

4- Akraba bağlarından kopmamak,

5- İbadette devamlı rabıtalı olmak,

6- Şeytanın vesvese, hile ve desisesine karşı tahammül ve rabıtalı olmak.

Onun şerrini Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de beyan ederken şöyle buyurmaktadır:

“Şeytanın adımlarına uymayınız, şüphe yok ki o sizin için apaçık düşmandır.” (Bakara sûresi, ayet 208)

Rabbimiz, apaçık düşman olduğunu bildirerek onun şerrine karşı kullarını uyarmaktadır. Ona uymamayı, onun desiselerine kanmamayı tavsiye buyurmaktadır.

Hz. Mevlana (k.s) diyor ki:

“Şah dedi ki: Ey Hak Teâlâ’nın ihsan ve zahmetini def edici! Sen “es-sabru miftâhü’l-ferec” ibaresinin manasısın.” (Mesnevi-i Şerif Şerhi, Abidin Paşa, c.1, s.167)

Burada zikredilen sabır lafzı beş manada kullanılır:

1- İnsana gelen her çeşit musibet ve zorluğa tahammül etmek. Kalben, fikren ve lisanen şikayet ve esef etmemek. Bu yolda sabrın en üst derecesi rıza göstermektir. Rıza sahibinin fikri budur. Hak Teâlâ kendi rızasını talep eden kullarını sever.

2- Sabır ve ibadet vazifesinde görülen zahmetlere katlanıp yola sağlam bir niyetle devam etmektir.

3- Sabır, Hak Teâlâ’nın Enbiyâ-i Zişan vasıtasıyla haram buyurduğu şeylerden kaçınmaktır. Kaldı ki, bunların çoğu nefse güzel görünür. Şeytan onların meşru olduğuna inandırmaya çalışır.

4- Sabır, muharebe meydanında iken kalbe gelen korkuya önem vermemektir. Kararlı olmak ve mukavemet göstermektir.

5- Sabır; hayır ve hak bir fikir beyan etmişken, korku dolayısıyla terkini faydalı gösterdiği halde ona tâbi olmayıp hayır ve hakkı korumakta sebat göstermektir. Asıl sabır, ebedi düşmanımız olan şeytana karşı sebatlı, metanetli ve rabıtalı olandır.

Hz. Ali (k.v) diyor ki:

“Sabır, arzu ve temenni edilen şeylerin anahtarıdır. Her türlü hayır, sabırla meydana gelir.”(İmam Ali Divanı, s.624)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk