buluttan içi boş kalp

Şüphesiz Şeyhten (k.s) havas ve avam faydalanır. Şeyh o kimsedir ki;

Duası makbul, gözleri yaşlı, daima tefekkürlü, yumuşak kalpli, güler yüzlü, nefsinde cömert, eli açık, ilmi çok, güzel ahlaklı, nesli temiz, ibadet ve ictihadda ayakları sabit, devamlıdır. Ve onun tarikatı, kalp ve ruhun sarılmasıyla, kaderin akışı altında serilmiştir. Nefsin sıfatlarını (fayda görme, zarar görme, yakın kalma, uzak kalma gibi korkulardan) yok etmekle beraber içi ve dışı birleştirmektir. Sözü, işi, nefsi ve kalbi birleştirmektir. Her hatıra gelen şeyde, her lahzada, her nefeste, her varidatta ve her halde Allah’ın kitabına ve Resûlünün sünnetine teslim olmaktır. Allah’la beraber kalmaktır. 

Şeyh Abdülkadir Geylani (k.s) buyurur ki: “Şeyhin şu on iki hasleti tamamlamadan seccadeye oturması ve başa geçmesi caiz olmaz:

Bunlardan iki haslet Allah’tan, iki haslet Hz. Muhammed (s.a.v)’den, iki haslet Ebu Bekir (r.a)’den, iki haslet Hz. Ömer (r.a)’den, iki haslet Hz. Osman (r.a)dan ve iki haslet de Hz. Ali (k.v)’dendir.

Allah’tan aldığı iki haslet: Ayıpları örten ve bağışlayıcı olmasıdır.

Hz. Muhammed ‘den (s.a.v) aldığı iki haslet: Şefik ve Refik (merhametli ve arkadaş) oluşudur.

Hz. Ebu Bekir’den (r.a.) aldığı iki haslet: Sadakatli ve tasdik edici olmasıdır.

Hz. Ömer’den (r.a) aldığı iki haslet: Emredici ve nehyedici olmasıdır.

Hz. Osman’dan (r.a) aldığı iki haslet: Çok yemek yedirici ve insanlar uyurken namaz kılıcı olmasıdır.

Hz. Ali’den (k.v) aldığı iki haslet: Âlim ve şecaatli olmasıdır.

Bu fakir için gereklidir ki o şeyh canlı fikirli, cevheri zikir, tartışması güzel ve münazaralı olmayan, mütevazi, doğruluktan haktan başka bir şey istemeyen, doğruluktan başka bir yol bilmeyen, insanlara karşı göğsü geniş, nefsinde insanlara en zelil olan, gülüşü mütebessim, sorusu öğretici olan, gafillere hatırlatıcı, cahillere öğretici, kendine sıkıntı verene sıkıntı vermeyen, malayaniye dalmayan, vermesi bol, ezası az, haramlardan kaçınan, şüphelilerden çekinen, gariplere yardım eden, yetimlere baba olan, sevinci yüzünde, hüznü kalbinde, fikriyle meşgul, fakirliğinde sevinçli, sırrını açmayan, gizliyi açıklamayan, hareketleri latif, bereketi akıcı, karşılaşılması görülmesi tatlı, faydalı olmakta cömert, anlayışı güzel, ahlakı güzel, huyları yumuşak, cevheri akıcı ve eriyici, susması uzun, sıfatı güzel, kendisine cahillik yapıldığında yumuşak, kendine yapılan kötülüklere sabreden, katı ve karamsar olmayan, Hakk ateşinde alevi sönmeyen, hasetçi olmayan, aceleci olmayan, kinci olmayan, büyüklere büyük olan, küçüklere acıyan, emaneti emin olan, hıyanetten uzak olan, dostluğu takva, yaratılışı haya olan, çoğu zaman uyanık, seherlere müdavim, acizliği az, tahammülü çok, nefsine karşı az sevdiklerine çok olan, hareketleri edepli, konuşması beğenilir, musibete sevinmez.

O, kimseyi gıybetle anmaz. Vakur, sabırlı, razı şükredici, konuşması az, namazı orucu çok olan, lisanı doğru, Cenâb-ı Hakk tarafından verilenleri gizleyen, misafirleri toplayan ve yediren, kötü söz söylemeyen, incitici olmayan, gıybet etmeyen, nemmamlık yapmayan, gafil olmayan, bıkmayan, usanmayan, isyankar olmayan, nimetleri unutmayandır. O’nun lisanı mahzun, kalbi mahzun, sözleri ölçülü olmalı. İşte bu haller fakirin sıfatıdır. Bu fakirin sıfatıdır. Bu fakir o sıfatlarla Allah’tan çok hayırlar ister. Allah bu hayırlara cümle ehıbbamı muvaffak kılsın. Âmîn..

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd