bahçeli ev

Hz. Ebu Bekir (ra) efendimiz, bir gün Cenâb-ı Hakk’ın azamet ve kudreti hatırına gelince semâvât ve arza bakıp: “Yüce Rabbim ne güzel dikmiş, ne güzel sermiş, rengarenk çiçeklerle ne güzel bezemiş.” diyerek tefekküre daldı. Cebrâil (as), Resûlullah (sav)’a gelip az bir tefekküre altmış senelik ibadet karşılığı sevap aldığını beyanla, Hz. Ebu Bekir’i müjdeleyiniz, buyurdu. Resûlullah (sav) efendimiz Ebu Bekir (ra)’in evine kadar gelerek: “Ya Ebâ Bekir, ne amel işledin?” diye sual etti. Hz. Ebu Bekir: “Ya Resûlallah, her şeyim sana feda olsun. Bugün ben ne bir köle azat ettim, ne bir fakir doyurdum, ne de sadaka verdim. Az önce hatırıma Cenâb-ı Hakk’ın azameti geldi. Rabbimin azametini düşündüm.” cevabını verdi.. 

Resûl-i Ekrem (sav): “Muhakkak ki Allah sizin suretlerinize ve görünüşünüze bakmaz; bilakis kalplerinize ve amellerinize bakar.” buyurduktan sonra eliyle göğsünü işaret ederek üç defa “Takva buradadır.” demişlerdir (Buhârî, Edeb 57-58; Müslim, Birr 28-34, (2563-2564)

Bu hadis-i şerifin sırrı tefekkür sahibinde daima tecelli eder. O: “Rabbim beni görüyor. Rabbim benim hiçbir şeyime; suretime, malıma, mülküme, hareketime bakmıyor, kalbimdeki niyete bakıyor.” düşüncesini aklından çıkarmaz. Bu vasfı kendine hal edinerek daim huzur halinde bulunduğu için Rabbinin her an kendini kontrol ettiğinden gafil olmaz.

Kaynak: Miftâhu’l-Usûl / Rabıta Risalesi