dağ

Nefsini bilen bütün hallerinde müminin aksi bir halde bulunur. Mümin hal sahibidir, hal ise değişikliklere uğrar. Arif isse makam sahibidir. Makam değişikliklere uğramaz, sabittir.

Mümin, halinin değişmesinden, başka bir hale intikal etmekten ve imanının zeval bulmasından endişe eder, korkar. Onun kalbinde kederi, yüzünde de sevinci daimidir. Hüznü ile birlikte seyr eder, yürür. Konuşması senin yüzüne bir tebessüm iledir. Kalbi ise hüzün ve kederden parçalanır.

Arife gelince; onun hüznü yüzündedir. Çünkü o halkla sakındırıcılık yüzü ile karşılaşır. Arif, halkı kötülüklerden sakındırır. Rasûlullah (sav)’den niyabeten, yani O’nun vekili sıfatıyla insanlara Allah’ın emirlerini emreder, nehiylerini nehyeder.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)