gül yolu

Rabıta sabit bir vasıftır. Peygamberlere bir ilham olarak gelen ilahi güç onda sabitleşir. Fakat velayet makamında böyle bir sabitlik yoktur. Yanıp sönen bir ışık gibidir. Gelir gider, bir kararda durmaz. O tecelli geldiğinde bir insan onu yakalayabilse, hangi yönde bir talepte bulunsa o isteği yerine gelir; ama o hal bir an meselesidir. O anı yakalayabilen kişi velilik isterse velayeti, dünyalık isterse dünyalığı kazanır. Bu, kişiye mahsus bir haldir. Bununla ilgili öyle haller vardır ki, halk bunları anlamakta zorluk çeker. Çünkü ispatı yoktur. Mesela keramet fevkalade bir hal olarak bunlardan biridir ve manevi bir ilimdir; ama muhteviyatı bilinemediğinden, kizbi ile sıdkı, yani gerçek olup olmadığı anlaşılıp izhar edilemediğinden ilimden sayılmamıştır. Ancak keramet keyfi de değildir. Dini, nefsi ve memleketi muhafaza gibi hususlarda Cenâb-ı Hakk’ın izin verdiği, verilen izin nispetinde zuhur edeceği, bunun dışına çıkılamayacağı da unutulmamalıdır.

Kaynak: Rabıta Risalesi / Miftâhu’l-Usûl