yerdeki gül

Rabıta, bütün tarikat hallerinin vazgeçilmez rükünlerindendir. Allahu Zülcelâl Hazretlerinin ve Resûlünün ahlakıyla ahlaklanmak; Allah’ın beşeri varlıktan fâni ve kendisiyle de bâki kıldığı peygamberleri ve velileri düşünmek elbette güzeldir.

Rabıta, kıyamete kadar devam eden peygamber mucizesidir. Eğer ruh üzerinde doğrudan tesirini gösteren bir şey aramak gerekirse, Allah (cc)’a, Peygamberimize (sav) ve O’nun velilerine götüren rabıtadan daha kestirme ve etkili bir başka yol yoktur. Terakki eylemek için şeyhe bağlanmak, onunla manevi yakınlık kurmak için, rabıta, en önemli hallerden biridir.

Rabıtanın gayesi; gafleti yok etmek, kalbin zulmetini defetmek, kalbi şeytanın vesveselerinden kurtarmaktır. Rabıtayı layıkıyla yapmayanın gafletten, zulmetten ve şeytanın kalbine vesvese vermesinden kurtulması kolaylıkla mümkün olmaz.

Evliyaya yapılan rabıta bir zarurettir; zira mümin Hakk’a yönelebilmek için müşahhas bir mürebbiye ihtiyaç duyar. Zahiren evliyanın yanında olmadığı zamanlarda rabıtasıyla tahayyül ederek istifade etmeye çalışır. İbadetinde, namazında, tazarru ve itaatinde şeyhini düşünerek onun gibi ibadet etmeye, namaz kılmaya, itaatte bulunmaya gayret eder. Böylece şeyhinin haline bürünmeye, kalbiyle ünsiyet kazanmaya, maneviyatından istifade etmeye çalışır.

Kalbi mamur Allah dostlarıyla hem zahiren, hem de bâtınen beraber olmadıkça kalp aynasını parlatmak mümkün değildir. Onun için rabıta vazgeçilmez bir bağdır ki, yapan kişiyi Hakk’a kavuşturur.

Kaynak: Miftâhu’r-Rüşd