bayram tebriği

Bayram denince akla güzel şeyler giymek, tatlı yemekler yemek, lezzetlere ve şehvetlere dalmak gelmemelidir. Asıl bayram şununla olmalıdır ki; Taatın makbul olduğunun bilinmesi, günahların ve hataların bağışlandığının anlaşılması, kötülüklerin iyiliğe çevrilmesi, yüksek derecelere ermenin müjdesini almak, rütbelere, yeni iyiliklere, armağanlara, ikramlara nâil olmaktır.

Bu arada kalbin iman nuru ile genişlemesi, kalbin yakîn kuvveti ve kendisinde zuhur eden bazı alametlerle sükûn bulmasıdır. İlim denizleri dahi kalpten taşıp dile akmalıdır. Hikmetler, fesahatlar, belâgatlar ortaya çıkmalıdır. 

Şöyle anlatıldı:

Bir adam bayram günü Hz. Ali’nin (kv) yanına gitti. Gördü ki, Hz. Ali (kv) kuru ekmek yiyor! Hz. Ali’ye (kv) şöyle dedi: “Bugün bayram olduğu halde sen kuru ekmek yiyorsun!” Hz. Ali (kv) ona şöyle cevap verdi:

“Bayram o kimse içindir ki; orucu makbul olmuş, çalışması yerinde görülmüş, günahları da bağışlanmıştır. Bugün bize bayramdır, yarın bize bayramdır, Allah’a âsi olmadığımız her gün bize bayramdır.”

Kaynak: Günyet’üt-Tâlibin / Abdülkadir Geylani (ks)