kafa dinlemece

Resûlullah (sav) tefekküre dalan bir topluluğa rastladı ve şöyle buyurdu: “Allah’ın yarattıkları hakkında düşünün, Allah (cc) hakkında düşünmeyin; çünkü siz O’nun büyüklüğünü hakkıyla takdir edemezsiniz.” (Câmiu’l-Ehâdis ve’l-Merasil, h.25793)

Allah (cc) hakkında düşünmek insanı tasavvur ve yanlış hayallere götürür. Allahu Teâlâ ise bunlardan ve akla gelebilecek her şeyden münezzehtir. Tefekkür edene bu düşünce hâkim olunca, gönlünü Allahu Teâlâ’nın naibi ve halifesine doğru çevirir, böylece şirkten emin olur. Bu, rabıtanın faydaları cümlesindendir.

Cenâb-ı Peygamber (sav), eserden müessire delile dayanak amacıyla ümmetine yaratıklar hakkında düşünmeyi emretmiş, O’nu tefekkürle idrak edemeyeceğimiz için Allah’ın zatı hakkında düşünmeyi yasaklamıştır. Zira O’nu idrakten aciz kalmak idrakin kendisidir. Zât’ın sırrını araştırmak şirk koşmaktır. Allahu Teâlâ’nın nimetleri, gökleri ve yeri yaratması hakkında düşünmek delillerle caiz ve teşvik edilen bir durum olduğuna göre yarattıklarının en değerlisi, nimetlerinin en şereflisi, bizi kendisiyle doğru yola ileten habibi Muhammed Aleyhisselâm’ın nübüvvet sırlarına ermek nasıl caiz olur?

Efendimiz (sav) yine buyurdu ki:

“Şeytan sizden birine gelir. Semaları kim yarattı, diye sorar. O kimse:

“Allah!” deyince yine sorar:

“Yeri kim yarattı?”

“Allah!” der. Bu sefer sorar:

“Allah’ı kim yarattı?”

İçinizden biri böyle bir şeyi duyarsa şöyle desin:

“Allah’a ve Resûlüne iman ettim.” (Müslim, c.1, İman 213 (134) )

Kaynak: Rabıta Risalesi / Miftâhu’l-Usûl