güllü mektup

Kutup; lügatte topluluğun işlerini çekip çeviren ve cemiyetin ulu kişisi olan insan anlamındadır. Çoğulu “aktâb”dır.

Kutuba;  darda kalındığı, sıkıntıya düşüldüğü zaman yardım talebinde bulunulması bakımından gavs denir. Böyle yüce kimse daima Cenâb-ı Hakk’ın nazarında bulunur. Yüce Allah ona “Ledün İlmi”nden en büyük hazzı vermiştir. O, şümûllü feyz ölçüsü elinde olduğu halde, ruhun bedende dolaştığı gibi kainatın içinde ve dışında dolaşır durur. Onun feyz ölçüsü ilmine tâbidir. İlmi de Cenâb-ı Hakk’ın ilmine tâbidir.

Ulvî ve suflî kainat üzerinde onun feyzi câridir. Kutbun insan oluşu itibarı ile değil, maddi ve manevi hasletleri itibarı ile İsrafil (as)’ın kalbi üzere olduğundandır. Hasletleri ise Rasûlullah (sav) Efendimiz’in mertebesi olup, O’nun nübüvvetinden batınına mazhariyettir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd