şehirleşme

Es-selâmü aleyküm kıymetli kardeşlerim..

Hepinize hayırlı pazarlar dilerim. Bugün Google’ın kullanıcılarından isteği olan özgün içerik talebine karşılık verelim ve bu vesileyle de biraz söyleşelim inşallah..

*** Okulların açılmasına az kaldı. Kıymetli anneler, çocuklarımızı hazır kekler ve diğer hazır yiyeceklerden uzak tutmaya gayret edelim. İçlerinde bir dolu zararlı katkı maddesi olan bu yiyecekleri en kıymetli emanetlerimize yedirmeyelim. Kekinizi, hamburger köftenizi, hamburger ekmeğinizi evde yapın. Zararlı meyve suları yerine komposto ve ayranı tercih edin. Allah (cc) işini güzel ve itinalı yapanları sever. Mutfak sorumluluğu madem ki kadınlara verilmiş, en güzel şekilde yapmaya gayret etmek gerek.

*** Günümüzde yaygın olan bir fobi var: Misafir ağırlama fobisi. Misafiriniz gelecekse hiç telaş etmeyin. Eğer niyet güzel alınırsa Allah cc yardım eder, işlerimize kolaylık verir, bedenimize güç-kuvvet verir, vaktimizi ve yiyeceklerimizi bereketlendirir. Evde hiçbir şey yok zannettiğimiz anlarda olanlara şöyle alıcı bir gözle baksak o malzemelerle bir dolu insanın doyabileceğini farkederiz. Bir kardeşimiz anlatmıştı: Bulundukları yerin yakınında bir tanıdıkları varmış, hazır buraya gelmişken uğrayıp onu da görelim hasret giderelim demişler. Gittikleri evde çay bitmiş ama hanım becerikli bir hanımmış. Hemen elmaları soymuş, güzel şekilli bir şekilde meyve olarak sunmuş. Elmaların kabuğunu kaynatıp onunla da elma çayı yapmış. Kardeşimiz, o elma çayının tadı hala damağımızda diye anlatmıştı. Her işin başı niyet vesselam..

*** Rahmetli annem derdi ki: Sakın gelene gelme deme. Böyle öğrendik, uygulamaya da gayret ediyoruz inşallah. Bundan 5-10 sene kadar evvel Ramazan günü bir yakınım telefon etti. Akşama iftara geleceklerini müsait olup olmadığını sordu. Tabii buyurun gelin dedim. O esnada sohbete gitmek için evden çıkmak üzereydim ve sadece evdekilere yetecek kadar yemek vardı. Malzeme de yoktu, alışveriş yapmam gerekiyordu. Bir an durup düşündüm, ya evde kalacak alışveriş ve yemek yapacaktım ya da sohbete gidecektim. Allah (cc) kendi yolunda olanlara yardım eder, Ya Allah Bismillah dedim ve gönül rahatlığıyla evden çıktım. O zamanlar Ramazan kışa denk geldiği için günler de kısaydı. Gideceğim yere gittim dönüşte alışveriş için marketin kapısında iken telefon çaldı. İftara da çok az bir zaman kalmıştı ama olsun ben kendime düşeni yapmakla mükelleftim. Gündüz arayan kıymetli yakınım bir manileri çıktığını ve gelemeyeceklerini özürler beyan ederek bildirdi. Hiç sorun etmeyin başka zaman gelirsiniz dedim ben de  :)

İşlerimizi Allah’a bıraksak herşey güzel oluyor..

*** Hayat ayrıntılarda gizlidir diye bir söz var ya çok doğru. Mutluluğu büyük şeylerde aramak abesle iştigal oluyor. Rahmetli anneannemin evinin bahçesinde güller ve hanımelleri olurdu. Gül reçeli yapacağı vakit anneannem bahçeye iner gül toplardı. Bahçede birden fazla gül çeşidi vardı ama reçellik güller ayrıydı. Gül ve hanımeli kokularıyla haşır-neşir bir çocukluk geçirdik ya elhamdülillah ondan olsa gerek, bu iki kokuyu çok severim. Gül her yerde bulunabiliyor da büyük şehirde hanımeli bulmak çok zor. Gerçi şimdiki güllerde koku çok az. Geçen sene bir kardeşim bahçelerinden tek bir gül getirip hediye etmişti. Hayatımda öyle bir gül kokusu şimdiye dek koklamadım. O başka bir şeydi. Öyle güzel, öyle tarifi zor güzellikte bir kokusu vardı ki.. İşin ilginci o gülü nereye götürsek aynı anda o koku bulunduğu yeri keskin mi keskin bir şekilde sarıyordu. 

Bugün yolda giderken Rabbimin çok güzel bir sürprizi ile karşılaştım. Önüme hanımeli çıktı özlemle kokladım. Al sana mutluluk..

Allah (cc) cümlemize iki dünya mutluluğu nasip eylesin. (Amin)

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca