osmanlı ordusu

“Fitne (den eser) kalmayıncaya, din de (şunun bunun değil) yalnız Allah’ın (dini diye tanınmış) oluncaya kadar onlarla savaşın. Vazgeçerlerse artık zalimlerden başkasına hiçbir husumet yoktur.” (Bakara Sûresi, ayet 193)

“(Ey müminler) yoksa siz, sizden evvel geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk (lar) ve sıkıntı (lar) gelip çattı ve (çeşitli belalarla) sarsıldılar ki, hatta peygamber (leri) maiyyetindeki müminlerle birlikte: “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyordu. Gözünüzü açın: Allah’ın yardımı yakındır muhakkak.” (Bakara Sûresi, ayet 214)

“(Ey müminler, tab’an) sizin hoşunuza gitmediği halde uhdenize kıtâl (düşmanlara savaş) yazıldı (farz edildi). Olur ki bir şey hoşunuza gitmezken o sizin için hayırlı olur, bir şeyi de sevdiğiniz halde o da hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Sûresi, ayet 216)

“Allah yolunda muharebe edin. Bilin ki, Allah hakkıyla işitici, kemaliyle bilicidir.” (Bakara Sûresi, ayet 244)

“Yoksa siz Allah içinizden savaşanlar (la savaşmayanları) belli etmeden, sebat edenler (le etmeyenler) i belli etmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız?” (Âl-i İmrân Sûresi, ayet 142)

“Ey iman edenler, siz , o küfredip de yeryüzünde seyahat ve seferde yahut gazada bulundukları zaman kardeşleri hakkında: “Bizim nezdimizde olsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi” diyenler gibi olmayın. Allah bunu onların yüreklerinde akıbet, dağ-ı derun yaptı. Allah hem diriltir, hem öldürür. Allah ne yaparsanız hakkıyla görendir.” (Âl-i İmrân Sûresi, ayet 156)

“Kendileri (evlerinde) oturarak kardeşlerine: “Eğer bizi dinleselerdi ölmeyeceklerdi” diyen o adamlara de ki: “Öyle ise kendi nefislerinizden ölümü geri çevirin, eğer doğrucu (adam) larsanız.” (Âl-i İmrân Sûresi, ayet 168)

“Size ne oluyor ki Allah yolunda ve acz-ü ızdırap içinde bırakılıp: “Ey Rabbimiz, bizi ahalisi zalim olan şu memleketten (kurtarıp) çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda düşmanla çarpışmıyorsunuz?” (Nisâ Sûresi, ayet 75)

“İman edenler Allah yolunda harp ederler, küfredenler de şeytan yolunda savaşırlar. Öyle ise o şeytanın dostlarıyla dövüşün. Şüphesiz ki şeytanın hilekarlığı zaiftir.” (Nisâ Sûresi, ayet 76)

“Artık Allah yolunda savaş. Sen kendinden başkasıyla mükellef (sorumlu) tutulmayacaksın. İman edenleri de teşvik et. Olur ki Allah o küfredenlerin savletini def eder. Allah, salvetce de çok çetindir, kahr-u ceza bakımından da çok çetindir.” (Nisâ Sûresi, ayet 84)

“Ey iman edenler, Allah’tan korkun, O’na (yaklaşmaya) vesile arayın ve O’nun nun yolunda cihad edin. Ta ki muradınıza eresiniz.” (Mâide Sûresi, ayet 35)”

“Ey iman edenler, (harp eden) bir (düşman) topluluğuna çattığınız vakit sebat edin ve Allah’ı çok zikredin. Ta ki umduğunuza kavuşasınız.” (Enfâl Sûresi, ayet 45)

“Allah’a ve O’nun Rasûlüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korku ile zaafa düşersiniz de rüzgarınız (kesilip) gider. Bir de sabr (u sebat) edin (katlanın). Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfâl Sûresi, ayet 46)

“Yoksa siz (kendi halinize) bırakılıvereceğinizi, içinizden cihat edenleri, Allah’tan, Rasûlünden ve müminlerden başkasını sır dostu edinmeyenleri Allah’ın bilmediğini (O’nun uğrundaki fedakarlıklarınızın mükafatsız kalacağını) mı sandınız? Allah, ne yaparsanız (hepsinden) haberdardır.” Tevbe Sûresi, ayet 16)

“Ey iman edenler, ne oldunuz ki size: “Allah yolunda elbirlik gazaya çıkın” denildiği zaman yere (mıhlanıp) ağırlaştınız? Ahiretten (vazgeçip yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat bu dünya hayatının faidesi ahiretin yanında pek azdır.” (Tevbe Sûresi, ayet 38)

“(Ey müminler) sizle gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak elbirlik (savaşa) çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için çok hayırlıdır.” (Tevbe Sûresi, ayet 41)

“Ey Peygamber, kafirlere ve münafıklara karşı cihad et. Karşılarında çetin ol. Onların yurdu cehennemdir. O ne kötü bir dönüş yeridir!” (Tevbe Sûresi, ayet 73)

“O halde kafirlere boyun eğme ve bununla (bu Kuran ile) onlara karşı olanca cihadla büyük bir mücadele yap.” (Furkân Sûresi, ayet 52)

“Andolsun ki, sizi imtihan edeceğiz. Ta ki içinizden mücahidleri ve sabru sebat edenleri belirtelim. Haberlerinizi açıklayalım.” (Muhammed Sûresi, ayet 31)

“Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Rasûlüne iman ettikten sonra şüpheye sapmayıp Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad ederler. İşte onlar (imanlarında) sadık olanların ta kendileridir.” (Hucurat Sûresi, ayet 15)

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd