çiçekten kalp

Allahu Teâlâ, hakikati kişinin kalbine koymuştur. Sonra da o hakikati nefsani sıfatlarla örtmüştür. Eğer bir kimse nefsani sıfatlarını kalbinden ayırıp atar ve kalbine teveccüh ederse kendi hakikatini bilir. Kendi hakikatini bildikten sonra Allah’ını da bilir. Eğer bir kişi kalbine teveccüh hususunda ısrar etse kendi hakikatini keşfeder. Hakikatini keşfettiği zaman ise Allah Teâlâ’nın esrarı o kişiye tecelli eder. Bilinmelidir ki, müminin kalbi melekût hazinelerinden bir hazinedir. Allah o hazineye lefâifi, vahdet envârını ve rubûbiyet esrârını koymuş ve sonra da onlara havâtır, nefis, vesvese ve şeytanı musallat etmiştir. Eğer bir kimse kalbini bu musallat olan şeylerden kurtarır ve tertemiz edip basiret gözü ile kalbinin hakikatine nazar ederse, gönül hazinelerinden olan letâif, envâr ve esrâr o kişiye elbette aşikâr olur. Ardından tecellileriyle Allah o kulunu mükerrem ve muhterem kılar.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1