namaz kılan kişi

İmam-ı Azam (ra) hazretleri talebesi olan İmam Ebû Yusuf’a (ra) icazet verileceği zaman kendisini imtihan etmeleri için zamanın büyük alimlerini çağırmış, onlar da bu davet icabet edip gelmişler. İmam-ı Yusuf’a (ra) çeşitli sorular sormuşlar ve cevaplarını almışlar. Son olarak da şöyle bir soru yöneltmişler:

“Sabahleyin uyuyup kalmışsın. Uyandığında sabah namazının vakti son derece daralmış, güneş doğmak üzere. Nasıl namaz kıldırırsın, görelim.” demişler.

Bunun üzerine İmam-ı Ebû Yusuf (ra) hemen seccadesine geçer geçmez ilk işi tekbir almak olmuş. Akabinde hemen “Elhamdü lillâhi Rabbil âlemin” deyip rükûa gitmiş, secdeyi tamamlamış. İkinci rekata başlayınca “errahmânirrahîm” deyip tekrar rükû ve secde yapıp namazını tamamlamış. Alimler namazın tamam olduğuna karar verip İmam-ı Ebû Yusuf’a (ra) icazetini vermişler.

Demek ki, gerektiğinde namazı kazaya koymadan sadece farzları yerine getirerek kılmak daha güzeldir. Fakat nasıl olsa namaz böyle oluyor diye işi tembelliğe vurup namazı geciktirmemelidir. Unutmamak lazım ki, bu hal zarurete binaendir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd