Allah (cc)

Her şeyin özü vardır. İmanın özü namazdır. Namazın özü ise iftitah tekbiridir. Rabıtalı olarak alınmış böyle bir tekbir, emredilmiş ve kabul olmuş elli vakit namazın sevabına denk gelir. Mesela kılınan namaz bir kimsenin iyilik yapmasını sağlamıyor ve onu kötülüklerden alıkoymuyorsa o kişinin bu namazı onu ancak Allah’tan uzaklaştırır. Eğer namazla birlikte kişi, ahvaline çekidüzen verebiliyor ve istikamet üzere olabiliyorsa, o, Rabbinin gördüğünü düşünerek bunu yapıyor demektir. Yani, ben Rabbimi göremiyorsam da muhakkak Rabbim bana benden daha yakın, O beni görüyor, bilincindedir. İşte o zaman “ve le-zikrullahi ekber” (Ankebut Sûresi, ayet 45) yani “Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir.” müjdesi onu kuşatır. Ardından “Allah’ın sizi anması, sizin O’nu anmanızdan daha büyüktür.” sırrı gerçekleşir ki, rabıta bunları temin etmektedir.

Kaynak: Miftâhu’l-Usûl